Rükû 26 / 558
26. Rükû ركوع ٢٦ Tek bir konuyu işleyen bölüm; toplam 558, her biri namazdaki bir rükûyu belirtir.
Başlangıç Al-Baqarah 197
Bitiş Al-Baqarah 210
Ayet 14 25. Rükû 27. Rükû بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ٱلۡحَجُّ ٱلۡحَجُّ
أَشۡهُرٞ أَشۡهُرٞ
مَّعۡلُومَٰتٞۚ مَّعۡلُومَٰتٞۚ
فَمَن فَمَن
فَرَضَ فَرَضَ
فِيهِنَّ فِيهِنَّ
ٱلۡحَجَّ ٱلۡحَجَّ
فَلَا فَلَا
رَفَثَ رَفَثَ
وَلَا وَلَا
فُسُوقَ فُسُوقَ
وَلَا وَلَا
جِدَالَ جِدَالَ
فِي فِي
ٱلۡحَجِّۗ ٱلۡحَجِّۗ
وَمَا وَمَا
تَفۡعَلُواْ تَفۡعَلُواْ
مِنۡ مِنۡ
خَيۡرٖ خَيۡرٖ
يَعۡلَمۡهُ يَعۡلَمۡهُ
ٱللَّهُۗ ٱللَّهُۗ
وَتَزَوَّدُواْ وَتَزَوَّدُواْ
فَإِنَّ فَإِنَّ
خَيۡرَ خَيۡرَ
ٱلزَّادِ ٱلزَّادِ
ٱلتَّقۡوَىٰۖ ٱلتَّقۡوَىٰۖ
وَٱتَّقُونِ وَٱتَّقُونِ
يَٰٓأُوْلِي يَٰٓأُوْلِي
ٱلۡأَلۡبَٰبِ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
١٩٧ ١٩٧
Hac bilinen aylardadır. O aylarda hacca girişen kimse bilmelidir ki, hacda kadına yaklaşmak, sövüşmek, dövüşmek yoktur. Ne iyilik yaparsanız Allah onu bilir. Kendinize azık edinin, şüphe yok ki azığın en iyisi Allah korkusudur. Ey akıl sahibleri! Benden korkun.
Turkish Translation (Diyanet)
لَيۡسَ لَيۡسَ
عَلَيۡكُمۡ عَلَيۡكُمۡ
جُنَاحٌ جُنَاحٌ
أَن أَن
تَبۡتَغُواْ تَبۡتَغُواْ
فَضۡلٗا فَضۡلٗا
مِّن مِّن
رَّبِّكُمۡۚ رَّبِّكُمۡۚ
فَإِذَآ فَإِذَآ
أَفَضۡتُم أَفَضۡتُم
مِّنۡ مِّنۡ
عَرَفَٰتٖ عَرَفَٰتٖ
فَٱذۡكُرُواْ فَٱذۡكُرُواْ
ٱللَّهَ ٱللَّهَ
عِندَ عِندَ
ٱلۡمَشۡعَرِ ٱلۡمَشۡعَرِ
ٱلۡحَرَامِۖ ٱلۡحَرَامِۖ
وَٱذۡكُرُوهُ وَٱذۡكُرُوهُ
كَمَا كَمَا
هَدَىٰكُمۡ هَدَىٰكُمۡ
وَإِن وَإِن
كُنتُم كُنتُم
مِّن مِّن
قَبۡلِهِۦ قَبۡلِهِۦ
لَمِنَ لَمِنَ
ٱلضَّآلِّينَ ٱلضَّآلِّينَ
١٩٨ ١٩٨
Rabbiniz'den refah istemenizde bir engel yoktur. Arafat'tan indiğinizde, Allah'ı Meşari Haram'da anın; O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Nitekim siz önceleri hiç şüphesiz sapıklardandınız.
Turkish Translation (Diyanet)
ثُمَّ ثُمَّ
أَفِيضُواْ أَفِيضُواْ
مِنۡ مِنۡ
حَيۡثُ حَيۡثُ
أَفَاضَ أَفَاضَ
ٱلنَّاسُ ٱلنَّاسُ
وَٱسۡتَغۡفِرُواْ وَٱسۡتَغۡفِرُواْ
ٱللَّهَۚ ٱللَّهَۚ
إِنَّ إِنَّ
ٱللَّهَ ٱللَّهَ
غَفُورٞ غَفُورٞ
رَّحِيمٞ رَّحِيمٞ
١٩٩ ١٩٩
Sonra, insanların toplu olarak akın ettiği yerden, siz de akın edin. Allah'tan mağfiret dileyin. Allah bağışlar ve merhamet eder.
Turkish Translation (Diyanet)
فَإِذَا فَإِذَا
قَضَيۡتُم قَضَيۡتُم
مَّنَٰسِكَكُمۡ مَّنَٰسِكَكُمۡ
فَٱذۡكُرُواْ فَٱذۡكُرُواْ
ٱللَّهَ ٱللَّهَ
كَذِكۡرِكُمۡ كَذِكۡرِكُمۡ
ءَابَآءَكُمۡ ءَابَآءَكُمۡ
أَوۡ أَوۡ
أَشَدَّ أَشَدَّ
ذِكۡرٗاۗ ذِكۡرٗاۗ
فَمِنَ فَمِنَ
ٱلنَّاسِ ٱلنَّاسِ
مَن مَن
يَقُولُ يَقُولُ
رَبَّنَآ رَبَّنَآ
ءَاتِنَا ءَاتِنَا
فِي فِي
ٱلدُّنۡيَا ٱلدُّنۡيَا
وَمَا وَمَا
لَهُۥ لَهُۥ
فِي فِي
ٱلۡأٓخِرَةِ ٱلۡأٓخِرَةِ
مِنۡ مِنۡ
خَلَٰقٖ خَلَٰقٖ
٢٠٠ ٢٠٠
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. "Rabbimiz! Bize sadece dünyada ver" diyen insanlar vardır, öylesine, ahirette bir pay yoktur.
Turkish Translation (Diyanet)
وَمِنۡهُم وَمِنۡهُم
مَّن مَّن
يَقُولُ يَقُولُ
رَبَّنَآ رَبَّنَآ
ءَاتِنَا ءَاتِنَا
فِي فِي
ٱلدُّنۡيَا ٱلدُّنۡيَا
حَسَنَةٗ حَسَنَةٗ
وَفِي وَفِي
ٱلۡأٓخِرَةِ ٱلۡأٓخِرَةِ
حَسَنَةٗ حَسَنَةٗ
وَقِنَا وَقِنَا
عَذَابَ عَذَابَ
ٱلنَّارِ ٱلنَّارِ
٢٠١ ٢٠١
"Rabbimiz! Bize dünyada iyiyi, ahirette de iyiyi ver, bizi ateşin azabından koru" diyenler vardır.
Turkish Translation (Diyanet)
أُوْلَٰٓئِكَ أُوْلَٰٓئِكَ
لَهُمۡ لَهُمۡ
نَصِيبٞ نَصِيبٞ
مِّمَّا مِّمَّا
كَسَبُواْۚ كَسَبُواْۚ
وَٱللَّهُ وَٱللَّهُ
سَرِيعُ سَرِيعُ
ٱلۡحِسَابِ ٱلۡحِسَابِ
٢٠٢ ٢٠٢
İşte onlara, kazançlarından ötürü karşılık vardır. Allah hesabı çabuk görür.
Turkish Translation (Diyanet)
۞ وَٱذۡكُرُواْ ۞ وَٱذۡكُرُواْ
ٱللَّهَ ٱللَّهَ
فِيٓ فِيٓ
أَيَّامٖ أَيَّامٖ
مَّعۡدُودَٰتٖۚ مَّعۡدُودَٰتٖۚ
فَمَن فَمَن
تَعَجَّلَ تَعَجَّلَ
فِي فِي
يَوۡمَيۡنِ يَوۡمَيۡنِ
فَلَآ فَلَآ
إِثۡمَ إِثۡمَ
عَلَيۡهِ عَلَيۡهِ
وَمَن وَمَن
تَأَخَّرَ تَأَخَّرَ
فَلَآ فَلَآ
إِثۡمَ إِثۡمَ
عَلَيۡهِۖ عَلَيۡهِۖ
لِمَنِ لِمَنِ
ٱتَّقَىٰۗ ٱتَّقَىٰۗ
وَٱتَّقُواْ وَٱتَّقُواْ
ٱللَّهَ ٱللَّهَ
وَٱعۡلَمُوٓاْ وَٱعۡلَمُوٓاْ
أَنَّكُمۡ أَنَّكُمۡ
إِلَيۡهِ إِلَيۡهِ
تُحۡشَرُونَ تُحۡشَرُونَ
٢٠٣ ٢٠٣
Allah'ı sayılı günlerde anın. Günahtan sakınan kimseye, acele edip, Mina'daki ibadeti iki günde bitirirse günah yoktur, geri kalsa da günah yoktur. Allah'tan sakının. O'nun katında toplanacağınızı bilin.
Turkish Translation (Diyanet)
وَمِنَ وَمِنَ
ٱلنَّاسِ ٱلنَّاسِ
مَن مَن
يُعۡجِبُكَ يُعۡجِبُكَ
قَوۡلُهُۥ قَوۡلُهُۥ
فِي فِي
ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلۡحَيَوٰةِ
ٱلدُّنۡيَا ٱلدُّنۡيَا
وَيُشۡهِدُ وَيُشۡهِدُ
ٱللَّهَ ٱللَّهَ
عَلَىٰ عَلَىٰ
مَا مَا
فِي فِي
قَلۡبِهِۦ قَلۡبِهِۦ
وَهُوَ وَهُوَ
أَلَدُّ أَلَدُّ
ٱلۡخِصَامِ ٱلۡخِصَامِ
٢٠٤ ٢٠٤
Dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna giden, pek azılı düşman iken, kalbinde olana Allah'ı şahid tutan, işbaşına geçince, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çabalayan insanlar vardır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Turkish Translation (Diyanet)
وَإِذَا وَإِذَا
تَوَلَّىٰ تَوَلَّىٰ
سَعَىٰ سَعَىٰ
فِي فِي
ٱلۡأَرۡضِ ٱلۡأَرۡضِ
لِيُفۡسِدَ لِيُفۡسِدَ
فِيهَا فِيهَا
وَيُهۡلِكَ وَيُهۡلِكَ
ٱلۡحَرۡثَ ٱلۡحَرۡثَ
وَٱلنَّسۡلَۚ وَٱلنَّسۡلَۚ
وَٱللَّهُ وَٱللَّهُ
لَا لَا
يُحِبُّ يُحِبُّ
ٱلۡفَسَادَ ٱلۡفَسَادَ
٢٠٥ ٢٠٥
Dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna giden, pek azılı düşman iken, kalbinde olana Allah'ı şahid tutan, işbaşına geçince, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çabalayan insanlar vardır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Turkish Translation (Diyanet)
وَإِذَا وَإِذَا
قِيلَ قِيلَ
لَهُ لَهُ
ٱتَّقِ ٱتَّقِ
ٱللَّهَ ٱللَّهَ
أَخَذَتۡهُ أَخَذَتۡهُ
ٱلۡعِزَّةُ ٱلۡعِزَّةُ
بِٱلۡإِثۡمِۚ بِٱلۡإِثۡمِۚ
فَحَسۡبُهُۥ فَحَسۡبُهُۥ
جَهَنَّمُۖ جَهَنَّمُۖ
وَلَبِئۡسَ وَلَبِئۡسَ
ٱلۡمِهَادُ ٱلۡمِهَادُ
٢٠٦ ٢٠٦
Ona: "Allah'tan sakın" denince, gururu kendisine günah işletir, artık ona cehennem yetişir, ne kötü yataktır!..
Turkish Translation (Diyanet)
وَمِنَ وَمِنَ
ٱلنَّاسِ ٱلنَّاسِ
مَن مَن
يَشۡرِي يَشۡرِي
نَفۡسَهُ نَفۡسَهُ
ٱبۡتِغَآءَ ٱبۡتِغَآءَ
مَرۡضَاتِ مَرۡضَاتِ
ٱللَّهِۚ ٱللَّهِۚ
وَٱللَّهُ وَٱللَّهُ
رَءُوفُۢ رَءُوفُۢ
بِٱلۡعِبَادِ بِٱلۡعِبَادِ
٢٠٧ ٢٠٧
İnsanlar arasında, Allah'ın rızasını kazanmak için canını verenler vardır. Allah kullarına karşı şefkatlidir.
Turkish Translation (Diyanet)
يَٰٓأَيُّهَا يَٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ ٱلَّذِينَ
ءَامَنُواْ ءَامَنُواْ
ٱدۡخُلُواْ ٱدۡخُلُواْ
فِي فِي
ٱلسِّلۡمِ ٱلسِّلۡمِ
كَآفَّةٗ كَآفَّةٗ
وَلَا وَلَا
تَتَّبِعُواْ تَتَّبِعُواْ
خُطُوَٰتِ خُطُوَٰتِ
ٱلشَّيۡطَٰنِۚ ٱلشَّيۡطَٰنِۚ
إِنَّهُۥ إِنَّهُۥ
لَكُمۡ لَكُمۡ
عَدُوّٞ عَدُوّٞ
مُّبِينٞ مُّبِينٞ
٢٠٨ ٢٠٨
Ey İnananlar! Hep birden barışa girin, şeytana ayak uydurmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır.
Turkish Translation (Diyanet)
فَإِن فَإِن
زَلَلۡتُم زَلَلۡتُم
مِّنۢ مِّنۢ
بَعۡدِ بَعۡدِ
مَا مَا
جَآءَتۡكُمُ جَآءَتۡكُمُ
ٱلۡبَيِّنَٰتُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ
فَٱعۡلَمُوٓاْ فَٱعۡلَمُوٓاْ
أَنَّ أَنَّ
ٱللَّهَ ٱللَّهَ
عَزِيزٌ عَزِيزٌ
حَكِيمٌ حَكِيمٌ
٢٠٩ ٢٠٩
Size belgeler geldikten sonra kayarsanız, biliniz ki Allah güçlüdür, Hakim'dir.
Turkish Translation (Diyanet)
هَلۡ هَلۡ
يَنظُرُونَ يَنظُرُونَ
إِلَّآ إِلَّآ
أَن أَن
يَأۡتِيَهُمُ يَأۡتِيَهُمُ
ٱللَّهُ ٱللَّهُ
فِي فِي
ظُلَلٖ ظُلَلٖ
مِّنَ مِّنَ
ٱلۡغَمَامِ ٱلۡغَمَامِ
وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ
وَقُضِيَ وَقُضِيَ
ٱلۡأَمۡرُۚ ٱلۡأَمۡرُۚ
وَإِلَى وَإِلَى
ٱللَّهِ ٱللَّهِ
تُرۡجَعُ تُرۡجَعُ
ٱلۡأُمُورُ ٱلۡأُمُورُ
٢١٠ ٢١٠
Onlar, bulut gölgeleri içinde, Allah'ın azabının ve meleklerin tepelerine inip işin bitmesini mi bekliyorlar? Bütün işler Allah'a dönecektir.
Turkish Translation (Diyanet)
Al-Baqarah suresini bitirdiniz Kur'an'ın tamamından bu cihazda okunan 0%