İçeriğe geç
Kur'an metnine geç

Sure 73 / 114Mekki

Al-Muzzammil

المزمل The Enshrouded One

Ayet
20
Nüzul
Mekki
Cüz
29
Sayfalar
574–575

Themes and purpose:

This surah is the code for prophetic training, commanding the Prophet (ﷺ) to rise for night prayer as preparation for conveying the weighty revelation. Its purpose is to fortify the Prophet’s resolve, guarantee divine support against the polytheists, and establish the initial, mandatory laws of worship and spirituality, concluding with a merciful relaxation of the night prayer obligation.

Context of Revelation:

Era: The surah is definitively Makkan in its beginning [1-19] and Madinan in its concluding ayah.

Context: The opening was revealed very early in the Prophethood (likely 4th in order, after al-Muddaththir), establishing the initial obligation of night vigil. The concluding ayah [20] was revealed as many as ten years later in Madinah, lifting the strict obligation of night prayer due to the community's engagement in fighting and the hardship they faced.

Name and Ayah Count:

Name: The surah's established name is "Sūrat al-Muzzammil" (The Enveloped One), for the unique description of the Prophet (ﷺ) when he received the call to rise for night prayer.

Ayah Count: 18 ayahs (Madīnah), 19 (Baṣrah), or 20 (Kūfah).

Surah Overview:

  • Consoling and addressing the Prophet (ﷺ) by his intimate title, "The Enveloped One." [1]
  • Commanding the Prophet (ﷺ) and the believers to perform night prayer for spiritual preparation. [2-4]
  • The "Heavy Word": Strengthening the Prophet (ﷺ) to bear the burden of receiving and conveying the profound revelation with its weighty implications. [5]
  • Commanding the Prophet (ﷺ) to dedicate himself solely to Allah and trust in Him. [8-9]
  • Ordering the Prophet (ﷺ) to disregard the mockery of the polytheists and leave their punishment to Allah. [10-11]
  • Historical Warning: Warning the polytheists of Makkah by citing the comprehensive destruction that befell Pharaoh when he denied his messenger. [15-16]
  • Lightened Burden: lifting the obligation of praying most of the night, to ease the burden on the Ummah due to travel and fighting. [20]
  • Conclusion: Command to establish regular prayer, give the alms and charity, and seek forgiveness, promising great reward. [20]
Tefekkür Katmanlar

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

يَٰٓأَيُّهَا
ٱلۡمُزَّمِّلُ
١
Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.

Turkish Translation (Diyanet)

قُمِ
ٱلَّيۡلَ
إِلَّا
قَلِيلٗا
٢
Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.

Turkish Translation (Diyanet)

نِّصۡفَهُۥٓ
أَوِ
ٱنقُصۡ
مِنۡهُ
قَلِيلًا
٣
Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.

Turkish Translation (Diyanet)

أَوۡ
زِدۡ
عَلَيۡهِ
وَرَتِّلِ
ٱلۡقُرۡءَانَ
تَرۡتِيلًا
٤
Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.

Turkish Translation (Diyanet)

إِنَّا
سَنُلۡقِي
عَلَيۡكَ
قَوۡلٗا
ثَقِيلًا
٥
Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.

Turkish Translation (Diyanet)

إِنَّ
نَاشِئَةَ
ٱلَّيۡلِ
هِيَ
أَشَدُّ
وَطۡـٔٗا
وَأَقۡوَمُ
قِيلًا
٦
şüphesiz, gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir.

Turkish Translation (Diyanet)

إِنَّ
لَكَ
فِي
ٱلنَّهَارِ
سَبۡحٗا
طَوِيلٗا
٧
Çünkü gündüz, seni uzun uzun alıkoyacak işler vardır.

Turkish Translation (Diyanet)

وَٱذۡكُرِ
ٱسۡمَ
رَبِّكَ
وَتَبَتَّلۡ
إِلَيۡهِ
تَبۡتِيلٗا
٨
Rabbinin adını an; herşeyi bırakıp yalnız O'na yönel,

Turkish Translation (Diyanet)

رَّبُّ
ٱلۡمَشۡرِقِ
وَٱلۡمَغۡرِبِ
لَآ
إِلَٰهَ
إِلَّا
هُوَ
فَٱتَّخِذۡهُ
وَكِيلٗا
٩
O, doğunun ve batının Rabbidir; O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse O'nu vekil tut.

Turkish Translation (Diyanet)

وَٱصۡبِرۡ
عَلَىٰ
مَا
يَقُولُونَ
وَٱهۡجُرۡهُمۡ
هَجۡرٗا
جَمِيلٗا
١٠
Onların söylediklerine sabret, yanlarından güzellikle ayrıl.

Turkish Translation (Diyanet)

وَذَرۡنِي
وَٱلۡمُكَذِّبِينَ
أُوْلِي
ٱلنَّعۡمَةِ
وَمَهِّلۡهُمۡ
قَلِيلًا
١١
Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları Bana bırak; onlara az bir mehil ver.

Turkish Translation (Diyanet)

إِنَّ
لَدَيۡنَآ
أَنكَالٗا
وَجَحِيمٗا
١٢
Şüphesiz katımızda onlar için ağır boyunduruklar, cehennem, boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakan azap vardır.

Turkish Translation (Diyanet)

وَطَعَامٗا
ذَا
غُصَّةٖ
وَعَذَابًا
أَلِيمٗا
١٣
Şüphesiz katımızda onlar için ağır boyunduruklar, cehennem, boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakan azap vardır.

Turkish Translation (Diyanet)

يَوۡمَ
تَرۡجُفُ
ٱلۡأَرۡضُ
وَٱلۡجِبَالُ
وَكَانَتِ
ٱلۡجِبَالُ
كَثِيبٗا
مَّهِيلًا
١٤
Kıyametin koptuğu gün, yeryüzü ve dağlar sarsılır; dağlar, yumuşak kum yığını haline gelir.

Turkish Translation (Diyanet)

إِنَّآ
أَرۡسَلۡنَآ
إِلَيۡكُمۡ
رَسُولٗا
شَٰهِدًا
عَلَيۡكُمۡ
كَمَآ
أَرۡسَلۡنَآ
إِلَىٰ
فِرۡعَوۡنَ
رَسُولٗا
١٥
Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahidlik edecek bir peygamber gönderdik.

Turkish Translation (Diyanet)

فَعَصَىٰ
فِرۡعَوۡنُ
ٱلرَّسُولَ
فَأَخَذۡنَٰهُ
أَخۡذٗا
وَبِيلٗا
١٦
Ama Firavun o peygambere karşı gelmişti de onu çok ağır bir şekilde tutup cezalandırmıştık.

Turkish Translation (Diyanet)

فَكَيۡفَ
تَتَّقُونَ
إِن
كَفَرۡتُمۡ
يَوۡمٗا
يَجۡعَلُ
ٱلۡوِلۡدَٰنَ
شِيبًا
١٧
Eğer inkar ederseniz, gençleri ihtiyarlatan günden nasıl korunursunuz?

Turkish Translation (Diyanet)

ٱلسَّمَآءُ
مُنفَطِرُۢ
بِهِۦۚ
كَانَ
وَعۡدُهُۥ
مَفۡعُولًا
١٨
O günün şiddetiyle gök bile parçalanır. O'nun sözü yerine gelir.

Turkish Translation (Diyanet)

إِنَّ
هَٰذِهِۦ
تَذۡكِرَةٞۖ
فَمَن
شَآءَ
ٱتَّخَذَ
إِلَىٰ
رَبِّهِۦ
سَبِيلًا
١٩
Doğrusu bu anlatılanlar birer öğüttür. Dileyen kimse, Rabbine doğru giden bir yol tutar.

Turkish Translation (Diyanet)

۞ إِنَّ
رَبَّكَ
يَعۡلَمُ
أَنَّكَ
تَقُومُ
أَدۡنَىٰ
مِن
ثُلُثَيِ
ٱلَّيۡلِ
وَنِصۡفَهُۥ
وَثُلُثَهُۥ
وَطَآئِفَةٞ
مِّنَ
ٱلَّذِينَ
مَعَكَۚ
وَٱللَّهُ
يُقَدِّرُ
ٱلَّيۡلَ
وَٱلنَّهَارَۚ
عَلِمَ
أَن
لَّن
تُحۡصُوهُ
فَتَابَ
عَلَيۡكُمۡۖ
فَٱقۡرَءُواْ
مَا
تَيَسَّرَ
مِنَ
ٱلۡقُرۡءَانِۚ
عَلِمَ
أَن
سَيَكُونُ
مِنكُم
مَّرۡضَىٰ
وَءَاخَرُونَ
يَضۡرِبُونَ
فِي
ٱلۡأَرۡضِ
يَبۡتَغُونَ
مِن
فَضۡلِ
ٱللَّهِ
وَءَاخَرُونَ
يُقَٰتِلُونَ
فِي
سَبِيلِ
ٱللَّهِۖ
فَٱقۡرَءُواْ
مَا
تَيَسَّرَ
مِنۡهُۚ
وَأَقِيمُواْ
ٱلصَّلَوٰةَ
وَءَاتُواْ
ٱلزَّكَوٰةَ
وَأَقۡرِضُواْ
ٱللَّهَ
قَرۡضًا
حَسَنٗاۚ
وَمَا
تُقَدِّمُواْ
لِأَنفُسِكُم
مِّنۡ
خَيۡرٖ
تَجِدُوهُ
عِندَ
ٱللَّهِ
هُوَ
خَيۡرٗا
وَأَعۡظَمَ
أَجۡرٗاۚ
وَٱسۡتَغۡفِرُواْ
ٱللَّهَۖ
إِنَّ
ٱللَّهَ
غَفُورٞ
رَّحِيمُۢ
٢٠
Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah'a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah'tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.

Turkish Translation (Diyanet)

Al-Muzzammil suresini bitirdiniz

Kur'an'ın tamamından bu cihazda okunan 0%