İçeriğe geç

Duygular

Korkmuş

Korkmuş hissettiğinizde 117 ezkar

1 / 117
1

Sığınma, Ardından Allah’ın Daima Diri Olduğunu Tasdik

أَعُوْذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيْمِ. اَللّٰهُ لَآ إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّوْمُ ، لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَّلَا نَوْمٌ ، لَهُۥ مَا فِى السَّمٰـوٰتِ وَمَا فِى الْأَرْضِ ، مَنْ ذَا الَّذِىْ يَشْفَعُ عِنْدَهُۥ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ، يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيْهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ، وَلَا يُحِيْطُوْنَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰـوٰتِ وَالْأَرْضَ، وَلَا يَئُوْدُهُۥ حِفْظُهُمَا ، وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظِيْمُ.

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Allah, O’ndan başka ilah yoktur; O, daima diridir, her şeyi ayakta tutandır. O’nu ne uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O’nundur. O’nun katında, izni olmadan kim şefaat edebilir? O, onların önlerindeki şeyleri ve arkalarındaki şeyleri bilir; onlar ise O’nun ilminden, O’nun dilediği kadarından başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun Kürsîsi gökleri ve yeri kuşatmıştır; ikisini korumak O’na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.

Aʿūdhu bi-llāhi mina-sh-shayṭāni-r-rajīm. Allāhu lā ilāha illā huwa-l-ḥayyu-l-qayyūm, lā taʾkhudhuhū sinatun wa-lā nawm, lahū mā fi-s-samāwāti wa-mā fi-l-arḍ, man dhā-lladhī yashfaʿu ʿindahū illā bi-idhnih, yaʿlamu mā bayna aydīhim wa-mā khalfahum, wa-lā yuḥīṭūna bi-shayʾin min ʿilmihī illā bi-mā shāʾ, wasiʿa kursiyyuhu-s-samāwāti wa-l-arḍ, wa-lā yaʾūduhū ḥifẓuhumā, wa-huwa-l-ʿaliyyu-l-ʿaẓīm.

2

Sabah ve Akşam Üç Kul Suresini Okumak

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ ، اَللّٰهُ الصَّمَدُ ، لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُوْلَدْ ، وَلَمْ يَكُنْ لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌ. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ أَعُوْذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ، مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ ، وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ، وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ، وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ أَعُوْذُ بِرَبِّ النَّاسِ ، مَلِكِ النَّاسِ ، إِلٰهِ النَّاسِ ، مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ، اَلَّذِيْ يُوَسْوِسُ فِيْ صُدُوْرِ النَّاسِ ، مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ.

3 kez okunur

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. De ki: O, Allah’tır, birdir. Allah ebedî sığınaktır. O doğurmamış ve doğurulmamıştır; hiçbir şey de O’na denk değildir. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. De ki: Sabahın Rabbine sığınırım; yarattığı şeylerin şerrinden, çöktüğü zaman karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. De ki: İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlahına sığınırım; sinsi vesvesecinin şerrinden; o ki cinlerden ve insanlardan olup insanların kalplerine vesvese verir.

Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul huwa-llāhu aḥad. Allāhu-ṣ-ṣamad. Lam yalid wa-lam yūlad. Wa-lam yakun lahū kufuwan aḥad. Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul aʿūdhu bi-rabbi-l-falaq. Min sharri mā khalaq. Wa-min sharri ghāsiqin idhā waqab. Wa-min sharri-n-naffāthāti fi-l-ʿuqad. Wa-min sharri ḥāsidin idhā ḥasad. Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul aʿūdhu bi-rabbi-n-nās. Maliki-n-nās. Ilāhi-n-nās. Min sharri-l-waswāsi-l-khannās. Alladhī yuwaswisu fī ṣudūri-n-nās. Mina-l-jinnati wa-n-nās.

0 / 3
3

Sabah ve Akşam Afiyet ve Korunma Dilemek

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ ، اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِيْ دِيْنِيْ وَدُنْيَايَ وَأَهْلِيْ وَمَالِيْ ، اَللّٰهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِيْ وَآمِنْ رَّوْعَاتِيْ ، اَللّٰهُمَّ احْفَظْنِيْ مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ ، وَمِنْ خَلْفِيْ ، وَعَنْ يَّمِيْنِيْ ، وَعَنْ شِمَالِيْ ، وَمِنْ فَوْقِيْ ، وَأَعُوْذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِيْ.

Allah’ım, senden dünyada ve ahirette afiyet dilerim. Allah’ım, senden dinimde, dünya hayatımda, ailemde ve malımda af ve afiyet dilerim. Allah’ım, ayıplarımı ört ve korkularımı yatıştır. Allah’ım, beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden koru; altımdan fark edilmeden vurulup yıkılmaktan da senin azametine sığınırım.

Allāhumma innī asʾaluka-l-ʿāfiyata fi-d-dunyā wa-l-ākhira. Allāhumma innī asʾaluka-l-ʿafwa wa-l-ʿāfiyata fī dīnī wa-dunyāya wa-ahlī wa-mālī. Allāhumma-stur ʿawrātī wa-āmin rawʿātī. Allāhumma-ḥfaẓnī min bayni yadayya wa-min khalfī wa-ʿan yamīnī wa-ʿan shimālī wa-min fawqī, wa-aʿūdhu bi-ʿaẓamatika an ughtāla min taḥtī.

4

Sabah Akşam Allah'ın İsmiyle Korunma

بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِيْ لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ ، وَهُوَ السَّمِيْعُ الْعَلِيْمُ.

3 kez okunur

İsmiyle birlikte yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremediği Allah'ın adıyla. O, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

Bismi-llāhi-lladhī lā yaḍurru maʿa-smihī shayʾun fī-l-arḍi wa-lā fī-s-samāʾ, wa-huwa-s-samīʿu-l-ʿalīm.

0 / 3
5

Allah’a Sığınmak ve Âyetü’l-Kürsî

أَعُوْذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيْمِ. اَللّٰهُ لَآ إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّوْمُ ، لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَّلَا نَوْمٌ ، لَهُۥ مَا فِى السَّمٰـوٰتِ وَمَا فِى الْأَرْضِ ، مَنْ ذَا الَّذِىْ يَشْفَعُ عِنْدَهُۥ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ، يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيْهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ، وَلَا يُحِيْطُوْنَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰـوٰتِ وَالْأَرْضَ، وَلَا يَئُوْدُهُۥ حِفْظُهُمَا ، وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظِيْمُ.

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Allah, O’ndan başka ilâh yoktur; O, Hayy’dır, Kayyûm’dur. O’nu ne bir uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O’nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, onların önlerindeki ve arkalarındaki her şeyi bilir; onlar ise O’nun ilminden, O’nun dilediği kadarından başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun Kürsîsi gökleri ve yeri kuşatmıştır; onları korumak O’na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.

Aʿūdhu bi-llāhi mina-sh-shayṭāni-r-rajīm. Allāhu lā ilāha illā huwa-l-ḥayyu-l-qayyūm, lā taʾkhudhuhu sinatun wa lā nawm, lahu mā fi-s-samāwāti wa mā fi-l-arḍ, man dhā-lladhī yashfaʿu ʿindahu illā bi-idhnihi, yaʿlamu mā bayna aydīhim wa mā khalfahum, wa lā yuḥīṭūna bi-shayʾin min ʿilmihi illā bi-mā shāʾ, wasiʿa kursiyyuhu-s-samāwāti wa-l-arḍ, wa lā yaʾūduhu ḥifẓuhumā, wa huwa-l-ʿaliyyu-l-ʿaẓīm.

6

Sabah ve Akşam İçin Üç Koruyucu Sûre

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ ، اَللّٰهُ الصَّمَدُ ، لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُوْلَدْ ، وَلَمْ يَكُنْ لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌ. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ أَعُوْذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ، مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ ، وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ، وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ، وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ أَعُوْذُ بِرَبِّ النَّاسِ ، مَلِكِ النَّاسِ ، إِلٰهِ النَّاسِ ، مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ، اَلَّذِيْ يُوَسْوِسُ فِيْ صُدُوْرِ النَّاسِ ، مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ.

3 kez okunur

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: O, Allah’tır, bir tektir. Allah, Samed’dir. O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır; hiçbir şey de O’na denk değildir. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: Sabahın Rabbine sığınırım; yarattığı şeylerin şerrinden, çöktüğü zaman karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlâhına sığınırım; sinsi vesvesecinin şerrinden, ki o, cinlerden ve insanlardan olup insanların göğüslerine vesvese verir.

Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul huwa-llāhu aḥad. Allāhu-ṣ-ṣamad. Lam yalid wa-lam yūlad. Wa-lam yakun lahū kufuwan aḥad. Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul aʿūdhu bi-rabbi-l-falaq. Min sharri mā khalaq. Wa-min sharri ghāsiqin idhā waqab. Wa-min sharri-n-naffāthāti fi-l-ʿuqad. Wa-min sharri ḥāsidin idhā ḥasad. Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul aʿūdhu bi-rabbi-n-nās. Maliki-n-nās. Ilāhi-n-nās. Min sharri-l-waswāsi-l-khannās. Alladhī yuwaswisu fī ṣudūri-n-nās. Mina-l-jinnati wa-n-nās.

0 / 3
7

Sabah Akşam Afiyet ve Korunma Dilemek

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ ، اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِيْ دِيْنِيْ وَدُنْيَايَ وَأَهْلِيْ وَمَالِيْ ، اَللّٰهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِيْ وَآمِنْ رَّوْعَاتِيْ ، اَللّٰهُمَّ احْفَظْنِيْ مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ ، وَمِنْ خَلْفِيْ ، وَعَنْ يَّمِيْنِيْ ، وَعَنْ شِمَالِيْ ، وَمِنْ فَوْقِيْ ، وَأَعُوْذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِيْ.

Allah'ım, Senden dünyada ve ahirette afiyet dilerim. Allah'ım, Senden dinimde, dünyamda, ailemde ve malımda af ve afiyet dilerim. Allah'ım, ayıplarımı ört ve korkularımı yatıştır. Allah'ım, beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden koru; altımdan vurulup helak edilmekten de Senin azametine sığınırım.

Allāhumma innī asʾaluka-l-ʿāfiyata fi-d-dunyā wa-l-ākhirah. Allāhumma innī asʾaluka-l-ʿafwa wa-l-ʿāfiyata fī dīnī wa-dunyāya wa-ahlī wa-mālī. Allāhumma-stur ʿawrātī wa-āmin rawʿātī. Allāhumma-ḥfaẓnī min bayni yadayya wa-min khalfī, wa-ʿan yamīnī wa-ʿan shimālī wa-min fawqī, wa-aʿūdhu bi-ʿaẓamatika an ughtāla min taḥtī.

8

Sabah ve Akşam Zarardan Korunma

بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِيْ لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ ، وَهُوَ السَّمِيْعُ الْعَلِيْمُ.

3 kez okunur

Allah’ın adıyla ki, O’nun adı anılınca yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez; O, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

Bismi-llāhi-lladhī lā yaḍurru maʿa-smihi shayʾun fi-l-arḍi wa lā fi-s-samāʾi wa huwa-s-samīʿu-l-ʿalīm.

0 / 3
9

Allah’ın Eksiksiz Kelimelerine Sığınmak

أَعُوْذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ.

3 kez okunur

Allah’ın yarattığı şeylerin şerrinden, Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.

Aʿūdhu bi-kalimāti-llāhi-t-tāmmāti min sharri mā khalaq.

0 / 3
10

Uyumadan Önce Âyetü’l-Kürsî

أَعُوْذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيْمِ. اَللّٰهُ لَآ إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّوْمُ ، لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَّلَا نَوْمٌ ، لَهُۥ مَا فِى السَّمٰـوٰتِ وَمَا فِى الْأَرْضِ ، مَنْ ذَا الَّذِىْ يَشْفَعُ عِنْدَهُۥ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ، يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيْهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ، وَلَا يُحِيْطُوْنَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰـوٰتِ وَالْأَرْضَ، وَلَا يَئُوْدُهُۥ حِفْظُهُمَا ، وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظِيْمُ.

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Allah, O’ndan başka ilah yoktur; O, daima diridir, her şeyi ayakta tutandır. O’nu ne bir uyuklama tutar ne de uyku. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar, O’nun dilediğinden başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun Kürsîsi, gökleri ve yeri kuşatmıştır; ikisini korumak O’na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.

Aʿūdhu bi-llāhi mina-sh-shayṭāni-r-rajīm. Allāhu lā ilāha illā huwa-l-ḥayyu-l-qayyūm, lā taʾkhudhuhū sinatun wa-lā nawm, lahū mā fī-s-samāwāti wa-mā fī-l-arḍ, man dhā-lladhī yashfaʿu ʿindahū illā bi-idhnih, yaʿlamu mā bayna aydīhim wa-mā khalfahum, wa-lā yuḥīṭūna bi-shayʾin min ʿilmihī illā bi-mā shāʾ, wasiʿa kursiyyuhu-s-samāwāti wa-l-arḍ, wa-lā yaʾūduhū ḥifẓuhumā, wa-huwa-l-ʿaliyyu-l-ʿaẓīm.

11

Uykudan Önce Okunan Üç Kul

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ ، اَللّٰهُ الصَّمَدُ ، لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُوْلَدْ ، وَلَمْ يَكُنْ لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌ. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ أَعُوْذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ، مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ ، وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ، وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ، وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ. قُلْ أَعُوْذُ بِرَبِّ النَّاسِ ، مَلِكِ النَّاسِ ، إِلٰهِ النَّاسِ ، مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ، اَلَّذِيْ يُوَسْوِسُ فِيْ صُدُوْرِ النَّاسِ ، مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ.

3 kez okunur

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: O, Allah’tır, bir tektir. Allah, her şeyin kendisine yöneldiği Samed’dir. O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır; hiçbir şey de O’na denk değildir. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: Sabahın Rabbine sığınırım; yarattığı şeylerin şerrinden, çöktüğü zaman karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlahına sığınırım; sinsi vesvesecinin şerrinden, o ki insanların göğüslerine vesvese verir; cinlerden de insanlardan da.

Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul huwa-llāhu aḥad. Allāhu-ṣ-ṣamad. Lam yalid wa-lam yūlad. Wa-lam yakun lahū kufuwan aḥad. Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul aʿūdhu bi-rabbi-l-falaq. Min sharri mā khalaq. Wa-min sharri ghāsiqin idhā waqab. Wa-min sharri-n-naffāthāti fi-l-ʿuqad. Wa-min sharri ḥāsidin idhā ḥasad. Bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīm. Qul aʿūdhu bi-rabbi-n-nās. Maliki-n-nās. Ilāhi-n-nās. Min sharri-l-waswāsi-l-khannās. Alladhī yuwaswisu fī ṣudūri-n-nās. Mina-l-jinnati wa-n-nās.

0 / 3
12

Uyumadan Önce Azaptan Korunmayı Dilemek

اَللّٰهُمَّ قِنِيْ عَذَابَكَ يَوْمَ تَبْعَثُ عِبَادَكَ.

3 kez okunur

Allah'ım, kullarını dirilttiğin gün beni azabından koru.

Allāhumma qinī ʿadhābaka yawma tabʿathu ʿibādak.

0 / 3
13

Allah'a Allah'tan Sığınmak

اَللّٰهُمَّ إِنّيْ أَعُوْذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ ، وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوْبَتِكَ ، وَبِكَ مِنْكَ ، لَا أُحْصِيْ ثَنَاءً عَلَيْكَ ، أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَىٰ نَفْسِكَ‏‏.

Allahım, rızana sığınırım gazabından, affına sığınırım cezandan; sana da senden sığınırım. Sana yaraşır övgüyü sayamam; sen kendini nasıl övdüysen öylesin.

Allāhumma innī aʿūdhu bi-riḍāka min sakhaṭika, wa-bi-muʿāfātika min ʿuqūbatika, wa-bika minka, lā uḥṣī thanāʾan ʿalayka, anta kamā athnayta ʿalā nafsika.

14

Cehennemden, Kabirden, Fitnelerden ve Deccal’den Sığınma

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ ، وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ، وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيْحِ الدَّجَّالِ.

Allah’ım, Cehennem azabından, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden ve Mesîh Deccal’in fitnesinin şerrinden Sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿadhābi jahannama, wa-min ʿadhābi-l-qabri, wa-min fitnati-l-maḥyā wa-l-mamāti, wa-min sharri fitnati-l-masīḥi-d-dajjāl.

15

Kabir Azabından, Deccal'den, Günahtan ve Borçtan Sığınma

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيْحِ الدَّجَّالِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَفِتْنَةِ الْمَمَاتِ ، اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ.

Allah'ım, kabir azabından sana sığınırım. Mesih Deccal'in fitnesinden sana sığınırım. Hayatın fitnesinden ve ölümün fitnesinden sana sığınırım. Allah'ım, günahtan ve borçtan sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿadhābi-l-qabri, wa-aʿūdhu bika min fitnati-l-masīḥi-d-dajjāl, wa-aʿūdhu bika min fitnati-l-maḥyā wa-fitnati-l-mamāt. Allāhumma innī aʿūdhu bika mina-l-maʾthami wa-l-maghram.

16

Cimrilikten, Korkaklıktan ve Yaşlılıktan Sığınma

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ أَنْ أُرَدَّ إِلَىٰ أَرْذَلِ الْعُمُرِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْقَبْرِ.

Allah'ım, cimrilikten sana sığınırım. Korkaklıktan sana sığınırım. Hayatın en sefil çağına geri döndürülmekten sana sığınırım. Dünya fitnesinden ve kabir azabından da sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika mina-l-bukhli, wa aʿūdhu bika mina-l-jubni, wa aʿūdhu bika min an uradda ilā ardhali-l-ʿumuri, wa aʿūdhu bika min fitnati-d-dunyā wa ʿadhābi-l-qabr.

17

Allah’ın Gazabından Ona Sığınmak

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ ، وَأَعُوْذُ بِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوْبَتِكَ ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْكَ ، لَا أُحْصِيْ ثَنَاءً عَلَيْكَ ، أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَىٰ نَفْسِكَ.

Allah’ım, Senin gazabından rızana sığınırım; cezandan afiyet bağışlamana sığınırım. Senden Sana sığınırım. Sana yaraşan övgüyü sayamam; Sen, kendini övdüğün gibisin.

Allāhumma innī aʿūdhu bi-riḍāka min sakhaṭika, wa aʿūdhu bi-muʿāfātika min ʿuqūbatika, wa aʿūdhu bika minka, lā uḥṣī thanāʾan ʿalayka, anta kamā athnayta ʿalā nafsika.

18

Şeytandan Allah’a Sığınmak ve Âyetü’l-Kürsî

أَعُوْذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيْمِ. اَللّٰهُ لَآ إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّوْمُ ، لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَّلَا نَوْمٌ ، لَهُ مَا فِى السَّمٰـوٰتِ وَمَا فِى الْأَرْضِ ، مَنْ ذَا الَّذِىْ يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ، يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيْهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ، وَلَا يُحِيْطُوْنَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰـوٰتِ وَالْأَرْضَ، وَلَا يَئُوْدُهُۥ حِفْظُهُمَا ، وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظِيْمُ.

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Allah, O’ndan başka ilah yoktur; O, ebedî diridir, kendi kendine var olandır. O’nu ne bir uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ne varsa, yerde ne varsa O’nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar ise O’nun ilminden, O’nun dilediği kadarından başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun Kürsîsi gökleri ve yeri kuşatmıştır; ikisini korumak O’na ağır gelmez. O, en yücedir, pek büyüktür.

Aʿūdhu bi-llāhi mina-sh-shayṭāni-r-rajīm. Allāhu lā ilāha illā huwa-l-ḥayyu-l-qayyūm, lā taʾkhudhuhū sinatun wa-lā nawm, lahū mā fī-s-samāwāti wa-mā fī-l-arḍ, man dhā-lladhī yashfaʿu ʿindahū illā bi-idhnihī, yaʿlamu mā bayna aydīhim wa-mā khalfahum, wa-lā yuḥīṭūna bi-shayʾin min ʿilmihī illā bi-mā shāʾ, wasiʿa kursiyyuhu-s-samāwāti wa-l-arḍ, wa-lā yaʾūduhū ḥifẓuhumā, wa-huwa-l-ʿaliyyu-l-ʿaẓīm.

19

Allah’ın Eksiksiz Kelimelerine Sığınma

أَعُوْذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ.

3 kez okunur

Allah’ın eksiksiz kelimelerine, yarattığı şeylerin şerrinden sığınırım.

Aʿūdhu bi-kalimāti-llāhi-t-tāmmāti min sharri mā khalaq.

0 / 3
20

Her Zarardan ve Gece Gelen Ziyaretçiden Sığınma

أَعُوْذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ الَّتِيْ لَا يُجَاوِزُهُنَّ بَرٌّ وَلَا فَاجِرٌ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَبَرَأَ وَذَرَأَ ، وَمِنْ شَرِّ مَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمِنْ شَرِّ مَا يَعْرُجُ فِيْهَا ، وَمِنْ شَرِّ مَا ذَرَأَ فِي الْأَرْضِ وَمِنْ شَرِّ مَا يَخْرُجُ مِنْهَا ، وَمِنْ شَرِّ فِتَنِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ ، وَمِنْ شَرِّ كُلِّ طَارِقٍ إِلَّا طَارِقًا يَطْرُقُ بِخَيْرٍ ، يَا رَحْمٰنُ.

Allah’ın eksiksiz kelimelerine; iyi de olsa kötü de olsa hiç kimsenin aşamayacağı o kelimelere, yarattığı, var ettiği ve yaydığı şeylerin şerrinden; gökten inenin şerrinden ve ona çıkanın şerrinden; yerde yaydığı şeyin şerrinden ve yerden çıkanın şerrinden; gecenin ve gündüzün fitnelerinin şerrinden; ve hayırla gelen ziyaretçi dışında, gece gelen her ziyaretçinin şerrinden sığınırım. Ey Rahmân!

Aʿūdhu bi-kalimāti-llāhi-t-tāmmāti-llatī lā yujāwizuhunna barrun wa-lā fājirun min sharri mā khalaqa wa-baraʾa wa-dharaʾ, wa-min sharri mā yanzilu mina-s-samāʾ, wa-min sharri mā yaʿruju fīhā, wa-min sharri mā dharaʾa fi-l-arḍ, wa-min sharri mā yakhruju minhā, wa-min sharri fitani-l-layli wa-n-nahār, wa-min sharri kulli ṭāriqin illā ṭāriqan yaṭruqu bi-khayr, yā raḥmān.

21

Allah’ın Yüzüne, Kelimelerine ve İsimlerine Sığınma

أَعُوْذُ بِوَجْهِ اللّٰهِ الْعَظِيْمِ ، الَّذِيْ لَيْسَ شَيْءٌ أَعْظَمَ مِنْهُ وَبِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ الَّتِيْ لَا يُجَاوِزُهُنَّ بَرٌّ وَلَا فَاجِرٌ ، وَبِأَسْمَاءِ اللّٰهِ الْحُسْنىٰ كُلِّهَا مَا عَلِمْتُ مِنْهَا وَمَا لَمْ أَعْلَمْ ، مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَبَرَأَ وَذَرَأَ.

Kendisinden daha büyük hiçbir şey bulunmayan Allah’ın yüce yüzüne; iyi de olsa kötü de olsa hiç kimsenin aşamayacağı Allah’ın eksiksiz kelimelerine; ve Allah’ın bildiğim ve bilmediğim bütün güzel isimlerine, yarattığı, var ettiği ve yaydığı şeylerin şerrinden sığınırım.

Aʿūdhu bi-wajhi-llāhi-l-ʿaẓīm, alladhī laysa shayʾun aʿẓama minhu, wa-bi-kalimāti-llāhi-t-tāmmāti-llatī lā yujāwizuhunna barrun wa-lā fājir, wa-bi-asmāʾi-llāhi-l-ḥusnā kullihā, mā ʿalimtu minhā wa-mā lam aʿlam, min sharri mā khalaqa wa-baraʾa wa-dharaʾ.

22

Uykuda Korkudan ve Vesveselerden Sığınma

أَعُوْذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ غَضَبِهِ وَعِقَابِهِ ، وَشَرِّ عِبَادِهِ ، وَمِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِيْنِ وَأَنْ يَّحْضُرُوْنِ.

Allah’ın eksiksiz kelimelerine; O’nun gazabından ve azabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve yanıma gelmelerinden sığınırım.

Aʿūdhu bi-kalimāti-llāhi-t-tāmmāti min ghaḍabihi wa-ʿiqābihi, wa-sharri ʿibādihi, wa-min hamazāti-sh-shayāṭīni wa-an yaḥḍurūn.

23

Cilt Hastalığından, Delilikten ve Cüzzamdan Sığınma

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْبَرَصِ ، وَالْجُنُوْنِ ، وَالْجُذَامِ ، وَمِنْ سَيِّئِ الْأَسْقَامِ.

Allah'ım, alacadan (vitiligo), delilikten ve cüzzamdan, ayrıca kötü hastalıklardan sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika mina-l-baraṣi wa-l-junūni wa-l-judhāmi wa-min sayyiʾi-l-asqām.

24

Rabbimiz, İman Ettik: Bizi Bağışla ve Koru

رَبَّنَآ إِنَّنَآ اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوْبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ.

Rabbimiz, şüphesiz biz iman ettik; öyleyse günahlarımızı bağışla ve bizi Ateş azabından koru.

Rabbanā innanā āmannā fa-ghfir lanā dhunūbanā wa-qinā ʿadhāba-n-nār.

25

Cehennem Azabını Bizden Uzaklaştır

رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ ۖ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا ، إِنَّهَا سَآءَتْ مُسْتَقَرًّا وَّمُقَامًا.

Rabbimiz, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Şüphesiz onun azabı sürekli bir ıstıraptır. Şüphesiz orası yerleşilecek ve kalınacak yer olarak ne kötüdür.

Rabbanā-ṣrif ʿannā ʿadhāba jahannama, inna ʿadhābahā kāna gharāmā. Innahā sāʾat mustaqarran wa-muqāmā.

26

Tefekkür, Ateşten Korunma ve Bağışlanma

رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَـٰذَا بٰطِلًا ، سُبْحٰنَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ. رَبَّنَآ إِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُۥ ۖ ، وَمَا لِلظّـٰلِمِيْنَ مِنْ أَنصَارٍ. رَبَّنَآ إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُّنَادِىْ لِلْإِيْمَـٰنِ أَنْ اٰمِنُوْا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّا ۚ ، رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوْبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـاٰتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ. رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيـٰمَةِ ۗ ، إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيْعَادَ.

Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tenzih ederiz, o hâlde bizi ateşin azabından koru. Rabbimiz, Sen kimi ateşe sokarsan onu gerçekten rezil etmişsindir; zalimlerin yardımcıları da yoktur. Rabbimiz, biz imana çağıran bir davetçinin: ‘Rabbinize iman edin’ diye seslendiğini işittik ve iman ettik. Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi bizden sil ve canımızı iyilerle beraber al. Rabbimiz, peygamberlerin aracılığıyla bize vaat ettiğini bize ver ve kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz Sen sözünden dönmezsin.

Rabbanā mā khalaqta hādhā bāṭilan, subḥānaka fa-qinā ʿadhāba-n-nār. Rabbanā innaka man tudkhili-n-nāra fa-qad akhzaytahu, wa-mā li-ẓ-ẓālimīna min anṣār. Rabbanā innanā samiʿnā munādiyan yunādī li-l-īmāni an āminū bi-rabbikum fa-āmannā, rabbanā fa-ghfir lanā dhunūbanā wa-kaffir ʿannā sayyiʾātinā wa-tawaffanā maʿa-l-abrār. Rabbanā wa-ātinā mā waʿadtanā ʿalā rusulika wa-lā tukhzinā yawma-l-qiyāmah, innaka lā tukhlifu-l-mīʿād.

27

Hidayetten Sonra Kalplerin Sağlam Kalmasını Dilemek

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوْبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَّدُنْكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ.

Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz Sen, lütfu bol olan Vehhâb’sın.

Rabbanā lā tuzigh qulūbanā baʿda idh hadaytanā wa-hab lanā min ladunka raḥmatan, innaka anta-l-wahhāb

28

Şeytanların Vesveselerinden Sığınma

رَبِّ أَعُوْذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِيْنِ ، وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَّحْضُرُوْنِ.

Rabbim, şeytanların vesveselerinden sana sığınırım; Rabbim, onların yanımda bulunmasından da sana sığınırım.

Rabbi aʿūdhu bika min hamazāti-sh-shayāṭīn, wa aʿūdhu bika rabbi an yaḥḍurūn.

29

Bağışlanma ve Sağlam Duruş Duası

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوْبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِيٓ أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكٰـفِرِيْنَ.

Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizde yaptığımız aşırılığı bağışla, ayaklarımızı sağlam bastır ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.

Rabbanā-ghfir lanā dhunūbanā wa-isrāfanā fī amrinā wa-thabbit aqdāmanā wa-nṣurnā ʿalā-l-qawmi-l-kāfirīn.

30

Sabır ve Sağlam Duruş Duası

رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَّثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكٰـفِرِيْنَ.

Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.

Rabbanā afrigh ʿalaynā ṣabran wa-thabbit aqdāmanā wa-nṣurnā ʿalā-l-qawmi-l-kāfirīn.

31

Bizi Zalimlerin Arasına Koyma

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِيْنَ.

Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma.

Rabbanā lā tajʿalnā maʿa-l-qawmi-ẓ-ẓālimīn

32

Bizi Bir İmtihan Kılma; Bizi Kurtar

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِيْنَ ، وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكٰـفِرِيْنَ.

Rabbimiz, bizi zalimler topluluğu için bir imtihan kılma ve rahmetinle bizi inkâr eden topluluktan kurtar.

Rabbanā lā tajʿalnā fitnatan li-l-qawmi-ẓ-ẓālimīn, wa najjinā biraḥmatika mina-l-qawmi-l-kāfirīn

33

Allah’a Tevekkül, Yönelme ve Bağışlanma

رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيْرُ. رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِيْنَ كَفَرُواْ وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا ۖ ، إِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيْمُ.

Rabbimiz, sana tevekkül ettik, sana yöneldik ve son dönüş de sanadır. Rabbimiz, bizi inkâr edenler için bir imtihan kılma ve bizi bağışla, Rabbimiz. Şüphesiz yalnızca sen mutlak güç sahibisin, hikmet sahibisin.

Rabbanā ʿalayka tawakkalnā wa ilayka anabnā wa ilayka-l-maṣīr. Rabbanā lā tajʿalnā fitnatan li-lladhīna kafarū wa-ghfir lanā rabbanā, innaka anta-l-ʿazīzu-l-ḥakīm

34

Cehennemin Sıcaklığından ve Kabir Azabından Sığınmak

اَللّٰهُمَّ رَبَّ جَبْرَائِيْلَ وَمِيْكَائِيْلَ وَرَبَّ إِسْرَافِيْلَ ، أَعُوْذُ بِكَ مِنْ حَرِّ النَّارِ ، وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ

Allahım, Cebrail'in, Mikail'in ve İsrafil'in Rabbi, Cehennem ateşinin sıcaklığından ve kabir azabından sana sığınırım.

Allāhumma rabba Jibrāʾīla wa Mīkāʾīla wa rabba Isrāfīla, aʿūdhu bika min ḥarri-n-nāri wa min ʿadhābi-l-qabr.

35

Dört Büyük Fitneden Allah'a Sığınmak

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ ، وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ، وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيْحِ الدَّجَّالِ.

Allahım, Cehennem azabından, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden ve Mesih Deccal'in fitnesinin şerrinden sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿadhābi jahannam, wa min ʿadhābi-l-qabr, wa min fitnati-l-maḥyā wa-l-mamāt, wa min sharri fitnati-l-masīḥi-d-dajjāl.

36

Afiyet ve Korunma İçin Sabah Akşam Duası

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ ، اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِيْ دِيْنِيْ وَدُنْيَايَ وَأَهْلِيْ وَمَالِيْ ، اَللّٰهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِيْ وَآمِنْ رَوْعَاتِيْ ، اَللّٰهُمَّ احْفَظْنِيْ مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ ، وَمِنْ خَلْفِيْ ، وَعَنْ يَّمِيْنِيْ ، وَعَنْ شِمَالِيْ ، وَمِنْ فَوْقِيْ ، وَأَعُوْذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِيْ.

Allah’ım, senden dünyada ve ahirette afiyet dilerim. Allah’ım, senden dinimde, dünyamda, ailemde ve malımda af ve afiyet dilerim. Allah’ım, ayıplarımı ört ve korkularımı gider. Allah’ım, beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden koru; altımdan ansızın vurulup yok edilmekten de senin azametine sığınırım.

Allāhumma innī asʾaluka-l-ʿāfiyata fi-d-dunyā wa-l-ākhirah. Allāhumma innī asʾaluka-l-ʿafwa wa-l-ʿāfiyata fī dīnī wa-dunyāya wa-ahlī wa-mālī. Allāhumma-stur ʿawrātī wa-āmin rawʿātī. Allāhumma-ḥfaẓnī min bayni yadayya wa-min khalfī wa-ʿan yamīnī wa-ʿan shimālī wa-min fawqī, wa-aʿūdhu bi-ʿaẓamatika an ughtāla min taḥtī.

37

Cimrilikten, Korkaklıktan ve Yaşlılıktan Sığınma

اَللّٰهُمَّ إِنّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ أَنْ أُرَدَّ إِلَىٰ أَرْذَلِ الْعُمُرِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ.

Allah’ım, cimrilikten Sana sığınırım; korkaklıktan Sana sığınırım; hayatın en değersiz çağına geri döndürülmekten Sana sığınırım; dünya fitnesinden Sana sığınırım; kabir azabından Sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika mina-l-bukhli, wa aʿūdhu bika mina-l-jubni, wa aʿūdhu bika an uradda ilā ardhali-l-ʿumri, wa aʿūdhu bika min fitnati-d-dunyā, wa aʿūdhu bika min ʿadhābi-l-qabr.

38

Zararlı Sonlardan ve Kötü Ölümden Sığınma

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْهَرَمِ ، وَالتَّرَدِّيْ ، وَالْهَدْمِ ، وَالْغَمِّ ، وَالْحَرِيْقِ ، وَالْغَرَقِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ أَنْ يَّتَخَبَّطَنِيَ الشَّيْطَانُ عِنْدَ الْمَوْتِ وَأَنْ أُقْتَلَ فِيْ سَبِيْلِكَ مُدْبِرًا ، وَأَعُوْذُ بِكَ أَنْ أَمُوْتَ لَدِيْغًا.

Allah’ım, ihtiyarlıktan, düşmekten, yıkıntı altında kalmaktan, ağır kederden, yanmaktan ve boğulmaktan Sana sığınırım. Ölüm anında şeytanın beni çarpıp şaşkına çevirmesinden ve Senin yolunda sırtımı dönüp kaçarken öldürülmekten Sana sığınırım. Zehirli bir sokma ya da ısırma sonucu ölmekten de Sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika mina-l-harami, wa-t-taraddī, wa-l-hadmi, wa-l-ghammi, wa-l-ḥarīqi, wa-l-gharaqi, wa-aʿūdhu bika an yatakhabbaṭaniya-sh-shayṭānu ʿinda-l-mawti, wa-an uqtala fī sabīlika mudbiran, wa-aʿūdhu bika an amūta ladīghā.

39

Nimetin Yok Olmasından ve Ansızın Gelen Azaptan Sığınma

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ ، وَتَحَوُّلِ عَافِيَتِكَ ، وَفُجَاءَةِ نِقْمَتِكَ ، وَجَمِيْعِ سَخَطِكَ.

Allah'ım, nimetinin yok olmasından, afiyetinin değişmesinden, azabının ansızın gelmesinden ve bütün gazabından sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min zawāli niʿmatika, wa-taḥawwuli ʿāfiyatika, wa-fujāʾati niqmatika, wa-jamīʿi sakhaṭika.

40

El-Hâfız, Koruyucu

اَلْحَافِظُ

Kaynak henüz doğrulanmadı

Koruyucu.

Al-Ḥāfiẓ

41

El-Mü'min, Güven Veren

اَلْمُؤْمِنُ

Güven Veren

al-Muʾmin

42

Yatarken Huzursuzluktan Allah’a Sığınma

أَعُوْذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ غَضَبِهِ وَعِقَابِهِ ، وَشَرِّ عِبَادِهِ ، وَمِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِيْنِ وَأَنْ يَّحْضُرُوْنِ.

Allah’ın tam kelimelerine sığınırım: gazabından ve azabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve yanımda bulunmalarından.

Aʿūdhu bi-kalimāti-llāhi-t-tāmmāti min ghaḍabihi wa-ʿiqābih, wa-sharri ʿibādih, wa-min hamazāti-sh-shayāṭīni wa-an yaḥḍurūn

43

Allah’tan Onlara Karşı Bana Kâfi Gelmesini Dilemek

اَللّٰهُمَّ اكْفِنِيْهِمْ بِمَا شِئْتَ

Allah’ım, dilediğin şekilde onlara karşı bana kâfi gel.

Allāhumma-kfinīhim bimā shiʾta

44

Allah Bize Yeter

حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيْلُ

Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.

Ḥasbunā-llāhu wa niʿma-l-wakīl

45

Bir Topluluktan Korkulduğunda

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَجْعَلُكَ فِيْ نُحُوْرِهِمْ ، وَنَعُوْذُ بِكَ مِنْ شُرُوْرِهِمْ

Allah’ım, biz Seni onların boğazlarına yerleştiriyoruz ve onların şerlerinden Sana sığınıyoruz.

Allāhumma innā najʿaluka fī nuḥūrihim, wa naʿūdhu bika min shurūrihim

46

Savaşta Gücüm ve Yardımcım Olarak Allah

اَللّٰهُمَّ أنْتَ عَضُدِيْ وَأَنْتَ نَصِيْرِيْ ، بِكَ أَحُوْلُ ، وبِكَ أصُوْلُ ، وَبِكَ أُقَاتِلُ

Allah’ım, Sen benim gücümsün ve Sen benim yardımcımsın. Seninle manevra yaparım, Seninle saldırırım ve Seninle savaşırım.

Allāhumma anta ʿaḍudī wa-anta naṣīrī, bika aḥūlu wa-bika aṣūlu wa-bika uqātil.

47

Düşmana Karşı Zafer Duası

اَللّٰهُمَّ مُنْزِلَ الْكِتَابِ ، ومُجْرِيَ السَّحَابِ ، وهَازِمَ الْأحْزَابِ ، اهْزِمْهُمْ وانْصُرْنَا عَلَيْهِمْ

Allah’ım, Kitab’ı indiren, bulutları yürüten, grupları bozguna uğratan! Onları boz ve bize onlara karşı zafer ver.

Allāhumma munzila-l-kitābi wa-mujriya-s-saḥābi wa-hāzima-l-aḥzābi ihzimhum wa-nṣurnā ʿalayhim.

48

Allah’tan Başka İlah Yoktur

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ

Allah’tan başka ilah yoktur.

Lā ilāha illā-llāh.

49

Korkulan Zalim Yöneticiden Korunma Duası

اَللّٰهُمَّ رَبَّ السَّمٰـوٰتِ السَّبْعِ ، وَرَبَّ العَرْشِ العَظِيْمِ ، كُنْ لِيْ جَارًا مِنْ فُلَانِ بْنِ فُلَانٍ ، وَأَحْزَابِهِ مِنْ خَلَائِقِكَ ؛ أنْ يَّفْرُطَ عَلَىَّ أحَدٌ مِنهُمْ أوْ يَطْغٰى ، عَزَّ جَارُكَ ، وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ ، وَلَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ

Allah’ım, yedi göğün Rabbi ve yüce Arşın Rabbi! Falan oğlu falan ve yaratıkların arasındaki yandaşlarına karşı bana koruyucu ol; onlardan hiçbiri bana karşı aceleci davranmasın ya da azgınlık etmesin. Senin korumana aldığın kimse azizdir, sana olan övgü yücedir, senden başka ilah yoktur.

Allāhumma rabba-s-samāwāti-s-sabʿi wa-rabba-l-ʿarshi-l-ʿaẓīmi, kun lī jāran min fulāni-bni fulānin wa-aḥzābihi min khalāʾiqika, an yafruṭa ʿalayya aḥadun minhum aw yaṭghā, ʿazza jāruka wa-jalla thanāʾuka wa-lā ilāha illā anta.

50

Cehennemden, Kabirden, Fitnelerden ve Deccal’den Sığınma

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَعُوْذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ ، وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ ، وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيْحِ الدَّجَّالِ

Allah’ım, Cehennem azabından, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden ve Mesih Deccal’in fitnesinin şerrinden Sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿadhābi jahannama, wa-min ʿadhābi-l-qabri, wa-min fitnati-l-maḥyā wa-l-mamāti, wa-min sharri fitnati-l-masīḥi-d-dajjāl.

51

Yolculukta Gece Bastırınca Okunan Dua

يَا أَرْضُ ، رَبِّي وَرَبُّكِ اللَّهُ ، أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّكِ وَشَرِّ مَا فِيكِ ، وَشَرِّ مَا خُلِقَ فِيكِ ، وَمِنْ شَرِّ مَا يَدِبُّ عَلَيْكِ ، وَأَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ أَسَدٍ وَأَسْوَدَ ، وَمِنَ الْحَيَّةِ وَالْعَقْرَبِ ، وَمِنْ سَاكِنِ الْبَلَدِ ، وَمِنْ وَالِدٍ وَمَا وَلَدَ

Ey yeryüzü, benim Rabbim de senin Rabbin de Allah’tır. Senin şerrinden, içindeki şeylerin şerrinden, içinde yaratılanların şerrinden ve üzerinde sürünenlerin şerrinden Allah’a sığınırım. Aslandan ve siyah olandan, yılandan ve akrepten, memleketin sakininden, doğurandan ve doğurduğundan da Allah’a sığınırım.

Yā arḍu, rabbī wa rabbuki-llāh, aʿūdhu bi-llāhi min sharriki wa sharri mā fīki, wa sharri mā khuliqa fīki, wa min sharri mā yadibbu ʿalayki, wa aʿūdhu bi-llāhi min asadin wa aswad, wa mina-l-ḥayyati wa-l-ʿaqrab, wa min sākini-l-balad, wa min wālidin wa mā walad

52

Şiddetli Rüzgâr Eserken Yapılan Dua

اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَسْأَلُكَ خَيْرَهَا وَخَيْرَ مَا فِيْهَا وَخَيْرَ مَا أُرْسِلَتْ بِهِ ، وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ شَرِّهَا وَشَرِّ مَا فِيْهَا وَشَرِّ مَا أُرْسِلَتْ بِهِ

Allah’ım, senden onun hayrını, içindekilerin hayrını ve onunla gönderilenin hayrını istiyorum. Onun şerrinden, içindekilerin şerrinden ve onunla gönderilenin şerrinden sana sığınıyorum.

Allāhumma innī asʾaluka khayrahā wa-khayra mā fīhā wa-khayra mā ursilat bihi, wa-aʿūdhu bika min sharrihā wa-sharri mā fīhā wa-sharri mā ursilat bih.

53

Hendek Günü Yapılan Dua

اَللّٰهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِنَا وَاٰمِنْ رَوْعَاتِنَا

Allah’ım, zayıf noktalarımızı ört ve bizi korkularımızdan emin kıl.

Allāhumma-stur ʿawrātinā wa-āmin rawʿātinā.

54

Sıkıntıya Düşenin Duası

اَللّٰهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُوْ فَلَا تَكِلْنِيْ إِلٰى نَفْسِيْ طَرْفَةَ عَيْنٍ ، وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِيْ كُلَّهُ ، لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ

Allah’ım, ben ancak Senin rahmetini umarım. Beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsime bırakma ve bütün işlerimi düzelt. Senden başka ilah yoktur.

Allāhumma raḥmataka arjū, fa-lā takilnī ilā nafsī ṭarfata ʿayn, wa-aṣliḥ lī shaʾnī kullahu, lā ilāha illā ant.

55

Allah Bize Yeter

حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيْلُ

Allah bize yeter; O, işlerimizi emanet edeceğimiz ne güzel vekildir.

Ḥasbunā-llāhu wa niʿma-l-wakīl

56

Bir Topluluktan Korkunca: Allah’ı Onların Karşısına Koymak

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَجْعَلُكَ فِيْ نُحُوْرِهِمْ ، وَنَعُوْذُ بِكَ مِنْ شُرُوْرِهِمْ

Allah’ım, seni onların boğazlarına yerleştiriyoruz ve onların şerlerinden sana sığınıyoruz.

Allāhumma innā najʿaluka fī nuḥūrihim, wa naʿūdhu bika min shurūrihim

57

Allah’a Allah’tan Sığınmak

اَللّٰهُمَّ إِنّيْ أَعُوْذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ ، وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوْبَتِكَ ، وَبِكَ مِنْكَ ، لَا أُحْصِيْ ثَنَاءً عَلَيْكَ ، أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَىٰ نَفْسِكَ‏‏.

Allah’ım, gazabından rızana, cezandan affına sığınırım; Senden yine Sana sığınırım. Sana yaraşan övgüyü sayamam; Sen, kendini övdüğün gibisin.

Allāhumma innī aʿūdhu bi-riḍāka min sakhaṭik, wa-bi-muʿāfātika min ʿuqūbatik, wa-bika mink, lā uḥṣī thanāʾan ʿalayk, anta kamā athnayta ʿalā nafsik

58

İbrâhîm’in Güvenli Bir Belde İçin Duası

رَبِّ ٱجْعَلْ هَـٰذَا بَلَدًا ءَامِنًا وَٱرْزُقْ أَهْلَهُۥ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ مَنْ ءَامَنَ مِنْهُم بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ

Rabbim, burayı güvenli bir belde kıl ve halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri meyvelerle rızıklandır.

Rabbi-jʿal hādhā baladan āminan wa-rzuq ahlahu mina-th-thamarāti man āmana minhum bi-llāhi wa-l-yawmi-l-ākhir

59

Zalim Kavimden Kurtarılmayı Dilemek

رَبِّ نَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Rabbim, beni zalim kavimden kurtar.

Rabbi najjinī mina-l-qawmi-ẓ-ẓālimīn

60

Beni ve Ailemi Onların Yaptıklarından Kurtarmayı Dilemek

رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

Rabbim, beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar.

Rabbi najjinī wa-ahlī mimmā yaʿmalūn

61

İbrâhim'in Güvenli Bir Belde İçin Duası

رَبِّ ٱجْعَلْ هَـٰذَا ٱلْبَلَدَ ءَامِنًا وَٱجْنُبْنِى وَبَنِىَّ أَن نَّعْبُدَ ٱلْأَصْنَامَ

Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.

Rabbi-jʿal hādhā-l-balada āminan wa-jnubnī wa-baniyya an naʿbuda-l-aṣnām.

62

Denizde Fırtınaya Yakalananların Duası

لَئِنْ أَنجَيْتَنَا مِنْ هَـٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ

Eğer bizi bundan kurtarırsan, kesinlikle şükredenlerden olacağız.

La’in anjaytanā min hādhihī la-nakūnanna mina-sh-shākirīn.

63

Gemiye Binerken Okunacak Dua

بِسْمِ ٱللَّهِ مَجْر۪ىٰهَا وَمُرْسَىٰهَآ

Onun seyri de demir atması da Allah'ın adıyladır.

Bismi-llāhi majrāhā wa mursāhā.

64

Zalimler Arasına Katılmamak İçin Dua

رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِى فِى ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Rabbim, öyleyse beni zalimler topluluğunun içinde bulundurma.

Rabbi fa-lā tajʿalnī fi-l-qawmi-ẓ-ẓālimīn.

65

Hesap Gününe İnanmayan Her Kibirliden Sığınma

إِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُم مِّن كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَّا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ ٱلْحِسَابِ

Şüphesiz ben, Hesap Günü’ne inanmayan her kibirliden benim de Rabbime, sizin de Rabbinize sığındım.

Innī ʿudhtu bi-rabbī wa-rabbikum min kulli mutakabbirin lā yuʾminu bi-yawmi-l-ḥisāb

66

Aceleyle Davranmasından veya Azgınlaşmasından Korkarız

رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ

Rabbimiz, bizim üzerimize aceleyle saldırmasından ya da azgınlaşmasından korkuyoruz.

Rabbanā innanā nakhāfu an yafruṭa ʿalaynā aw an yaṭghā

67

Şeytandan ve Görülenin Şerrinden Allah'a Sığınma

يَسْتَعِيذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيطَانِ وَمِنْ شَرِّ مَا رَأَى

Allah'a sığınır; şeytandan ve gördüğünün şerrinden.

Yastaʿīdhu bi-llāhi mina-sh-shayṭāni wa-min sharri mā raʾā.

68

Gök Gürültüsünü Duyunca Yapılan Dua

اللهم لا تَقتُلْنا بغضبِك، ولا تُهلِكُنا بعذابِك، وعافِنا قبلَ ذلك

Allahım! Bizi gazabınla öldürme, azabınla helak etme ve bundan önce bize afiyet ver.

Allāhumma lā taqtulnā bi-ghaḍabika, wa-lā tuhliknā bi-ʿadhābika, wa-ʿāfinā qabla dhālika.

69

Kabir Azabından Allah’a Sığınma Duası

نَعُوذُ بِاللهِ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ

Kabir azabından Allah’a sığınırız.

Naʿūdhu bi-llāhi min ʿadhābi-l-qabri.

70

Ölüm Sarhoşluğunda Yardım Duası

اللهم أعني على غمرات الموت وسكرات الموت

Allahım! Ölümün şiddetli sıkıntılarında ve ölüm sarhoşluğunda bana yardım et.

Allāhumma aʿinnī ʿalā ghamarāti-l-mawti wa sakarāti-l-mawt.

71

Ölümün Şiddetinde Yardım Dileme Duası

اللَّهُمَّ أَعِنِّي عَلَى غَمَرَاتِ الْمَوْتِ، (أَوْ سَكَرَاتِ الْمَوْتِ

Allah'ım! Ölümün şiddetli sıkıntılarında (veya ölüm sekeratında) bana yardım et.

Allāhumma aʿinnī ʿalā ghamarāti-l-mawti (aw sakarāti-l-mawti).

72

Allah’a Sığınma

أَعُوذُ بِاللهِ مِنْكَ

Senden Allah’a sığınırım.

Aʿūdhu bi-llāhi minka

73

Rüzgâr Şiddetlendiğinde Okunan Dua

اللَّهُمَّ اجْعَلْهَا رِيَاحًا وَلَا تَجْعَلْهَا رِيحًا، اللَّهُمَّ اجْعَلْهَا رَحْمَةً وَلَا تَجْعَلْهَا عَذَابًا

Allahım, onu rüzgârlar kıl, tek bir rüzgâr kılma. Allahım, onu rahmet kıl, azap kılma.

Allāhumma ijʿalhā riyāḥan wa lā tajʿalhā rīḥan, Allāhumma ijʿalhā raḥmatan wa lā tajʿalhā ʿadhāban

74

Azabın Kaldırılması İçin Dua

رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

Rabbimiz, azabı bizden kaldır; çünkü biz inananlarız.

Rabbanā-kshif ʿannā-l-ʿadhāba innā muʾminūna

75

Rabbim Benimle Beraberdir ve Bana Yol Gösterecektir

إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Şüphesiz Rabbim benimle beraberdir, bana yol gösterecektir.

Inna maʿiya Rabbī sa-yahdīn.

76

Her Şerden Allah’a Sığınma Duası

اللَّهُ أَكْبَرُ، اللَّهُ أَكْبَرُ، اللَّهُ أَكْبَرُ، بِسْمِ اللَّهِ عَلَى نَفْسِي وَدِينِي، بِسْمِ اللَّهِ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ أَعْطَانِي رَبِّي، بِسْمِ اللَّهِ خَيْرِ الْأَسْمَاءِ، بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ دَاءٌ، بِسْمِ اللَّهِ افْتَتَحْتُ، وَعَلَى اللَّهِ ⦗٣٠٨⦘ تَوَكَّلْتُ، اللَّهُ اللَّهُ رَبِّي، لَا أُشْرِكُ بِهِ أَحَدًا، أَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِخَيْرِكَ مِنْ خَيْرِكَ، الَّذِي لَا يُعْطِيهُ أَحَدٌ غَيْرُكَ، عَزَّ جَارُكَ، وَجَلَّ ثَنَاؤُكَ، وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ، اجْعَلْنِي فِي عِيَاذِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ سُلْطَانٍ، وَمِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَحْتَرِسُ بِكَ مِنْ شَرِّ جَمِيعِ كُلِّ ذِي شَرٍّ خَلَقْتَهُ، وَأَحْتَرِزُ بِكَ مِنْهُمْ، وَأُقَدِّمُ بَيْنَ يَدَيَّ: بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ، اللَّهُ الصَّمَدُ، لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ، وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ﴾ [الإخلاص: ٢] ، وَمِنْ خَلْفِي مِثْلَ ذَلِكَ، وَعَنْ يَمِينِي مِثْلَ ذَلِكَ، وَعَنْ يَسَارِي مِثْلَ ذَلِكَ، وَمِنْ فَوْقِي مِثْلَ ذَلِكَ

Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah’ın adıyla, nefsim ve dinim üzerine. Allah’ın adıyla, Rabbimin bana verdiği her şey üzerine. Allah’ın adıyla, isimlerin en hayırlısı. Allah’ın adıyla ki O’nun adıyla birlikte hiçbir hastalık zarar vermez. Allah’ın adıyla başladım ve Allah’a tevekkül ettim. Allah, Allah benim Rabbimdir; O’na hiçbir şeyi ortak koşmam. Allah’ım! Senden, Senin hayrınla, Senden başkasının vermediği hayrından dilerim. Sana sığınan azizdir, Senin övgün yücedir ve Senden başka ilah yoktur. Beni her hükümdarın şerrinden ve kovulmuş şeytandan Senin sığınağına al. Allah’ım! Yarattığın her şer sahibinin şerrinden Seninle korunurum ve onlardan Seninle emin olurum. Önüme şunu koyarım: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. “De ki: O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir. O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir.” Arkamdan da onun gibisini, sağımdan da onun gibisini, solumdan da onun gibisini ve üstümden de onun gibisini.

Allāhu akbar, Allāhu akbar, Allāhu akbar, bismi-llāhi ʿalā nafsī wa-dīnī, bismi-llāhi ʿalā kulli shayʾin aʿṭānī rabbī, bismi-llāhi khayri-l-asmāʾi, bismi-llāhi-lladhī lā yaḍurru maʿa-smihi dāʾun, bismi-llāhi-ftataḥtu, wa-ʿalā-llāhi tawakkaltu, Allāhu Allāhu rabbī, lā ushriku bihi aḥadan, asʾaluka-llāhumma bi-khayrika min khayrika-lladhī lā yuʿṭīhu aḥadun ghayruka, ʿazza jāruka, wa-jalla thanāʾuka, wa-lā ilāha ghayruka, ijʿalnī fī ʿiyādhika min sharri kulli sulṭānin, wa-mina-sh-shayṭāni-r-rajīmi, Allāhumma innī aḥtarisu bika min sharri jamīʿi kulli dhī sharrin khalaqtahu, wa-aḥtarizu bika minhum, wa-uqaddimu bayna yadayya: bismi-llāhi-r-raḥmāni-r-raḥīmi qul huwa-llāhu aḥadun, Allāhu-ṣ-ṣamadu, lam yalid wa-lam yūlad, wa-lam yakun lahu kufuwan aḥadun, wa-min khalfī mithla dhālika, wa-ʿan yamīnī mithla dhālika, wa-ʿan yasārī mithla dhālika, wa-min fawqī mithla dhālika.

77

Veda Haccı’ndan Yalvarış ve Tevazu Duası

اللَّهُمَّ إِنَّكَ تَسْمَعُ كَلَامِي، وَتَرَى مَكَانِي، وَتَعْلَمُ سِرِّي وَعَلَانِيَتِي، لَا يَخْفَى عَلَيْكَ شَيْءٌ مِنْ أَمْرِي، أَنَا الْبَائِسُ الْفَقِيرُ الْمُسْتَغِيثُ الْمُسْتَجِيرُ الْوَجِلُ الْمُشْفِقُ الْمُقِرُّ الْمُعْتَرِفُ بِذَنْبِهِ، أَسْأَلُكَ مَسْأَلَةَ الْمِسْكِينِ وَأَبْتَهِلُ إِلَيْكَ ابْتِهَالَ الْمُذْنِبِ الذَّلِيلِ، وَأَدْعُوكَ دُعَاءَ الْخَائِفِ الضَّرِيرِ، مَنْ خَشَعَتْ لَكَ رَقَبَتُهُ، وَفَاضَتْ لَكَ عَيْنَاهُ، وَذَلَّ لَكَ جَسَدَهُ وَرَغِمَ أَنْفُهُ لَكَ، اللَّهُمَّ لَا تَجْعَلْنِي بِدُعَائِكَ شَقِيًّا، وَكُنْ بِي رَءُوفًا رَحِيمًا يَا خَيْرَ الْمَسْئُولِينَ وَيَا خَيْرَ الْمُعْطِينَ

Allahım! Sen sözümü işitirsin, bulunduğum yeri görürsün, gizlimi ve açığımı bilirsin; işimden hiçbir şey sana gizli kalmaz. Ben düşkün, fakir, yardım dileyen, sığınan, ürkek, endişeli, günahını ikrar edip itiraf eden biriyim. Senden bir miskinin istediği gibi isterim, günahkâr ve zelil birinin yalvardığı gibi sana yalvarırım, korkmuş ve çaresiz birinin dua ettiği gibi sana dua ederim; ki onun boynu sana boyun eğmiş, gözleri sana akmış, bedeni sana zelil olmuş ve burnu sana toprağa sürülmüştür. Allahım! Sana duamla beni bedbaht kılma; bana karşı şefkatli ve merhametli ol, ey kendisinden istenenlerin en hayırlısı ve verenlerin en hayırlısı!

Allāhumma innaka tasmaʿu kalāmī, wa-tarā makānī, wa-taʿlamu sirrī wa-ʿalāniyatī, lā yakhfā ʿalayka shayʾun min amrī, anā-l-bāʾisu-l-faqīru-l-mustaghīthu-l-mustajīru-l-wajilu-l-mushfiqu-l-muqirru-l-muʿtarifu bi-dhanbihi, asʾaluka masʾalata-l-miskīni wa-abtahilu ilayka ibtihāla-l-mudhnibi-dh-dhalīli, wa-adʿūka duʿāʾa-l-khāʾifi-ḍ-ḍarīri, man khashaʿat laka raqabatuhu, wa-fāḍat laka ʿaynāhu, wa-dhalla laka jasaduhu wa-raghima anfuhu laka. Allāhumma lā tajʿalnī bi-duʿāʾika shaqiyyan, wa-kun bī raʾūfan raḥīman yā khayra-l-masʾūlīna wa-yā khayra-l-muʿṭīna.

78

Her Şeytan ve Zorbadan Korunma Duası

بِسْمِ اللَّهِ عَلَى نَفْسِي وَدِينِي، بِسْمِ اللَّهِ عَلَى مَا أَعْطَانِي رَبِّي ﷿، بِسْمِ اللَّهِ عَلَى أَهْلِي وَمَالِي، اللَّهُ أَكْبَرُ، اللَّهُ رَبِّي، اللَّهُ أَكْبَرُ، اللَّهُ رَبِّي لَا أُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا، أَجِرْنِي مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَجِيمٍ، وَمِنْ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ، إِنَّ وَلِيِّيَ اللَّهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ، فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

Nefsim ve dinim üzerine Allah’ın adıyla. Rabbim azze ve celle’nin bana verdiği şey üzerine Allah’ın adıyla. Ailem ve malım üzerine Allah’ın adıyla. Allah en büyüktür, Allah Rabbimdir. Allah en büyüktür, Allah Rabbimdir; O’na hiçbir şeyi ortak koşmam. Beni her kovulmuş şeytandan ve her inatçı zorbadan koru. Şüphesiz benim velim, Kitab’ı indiren Allah’tır ve O, salihleri dost edinip korur. Eğer yüz çevirirlerse de ki: Bana Allah yeter; O’ndan başka ilah yoktur, yalnız O’na tevekkül ettim ve O, yüce Arş’ın Rabbidir.

Bismi-llāhi ʿalā nafsī wa dīnī, bismi-llāhi ʿalā mā aʿṭānī rabbī ʿazza wa jalla, bismi-llāhi ʿalā ahlī wa mālī, Allāhu akbar, Allāhu rabbī, Allāhu akbar, Allāhu rabbī lā ushriku bihi shayʾan, ajirnī min kulli shayṭānin rajīmin, wa min kulli jabbārin ʿanīdin, inna waliyyiya-llāhu-lladhī nazzala-l-kitāba wa huwa yatawallā-ṣ-ṣāliḥīna, fa in tawallaw fa qul ḥasbiya-llāhu lā ilāha illā huwa ʿalayhi tawakkaltu wa huwa rabbu-l-ʿarshi-l-ʿaẓīmi.

79

Musibetten Korunmak İçin Allah'a Tevekkül Duası

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي، لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، عَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ، وَأَنْتَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، مَا شَاءَ اللهُ كَانَ، وَمَا لَمْ يَشَأْ لَمْ يَكُنْ، لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ، أَعْلَمُ أَنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، وَأَنَّ اللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَمِنْ شَرِّ كُلِّ دَابَّةٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا، إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

Allah'ım! Sen benim Rabbimsin, Senden başka ilah yoktur. Sana tevekkül ettim, Sen yüce Arş'ın Rabbisin. Allah'ın dilediği olur, dilemediği olmaz. Yüce ve büyük olan Allah'ın yardımı olmadıkça ne güç ne kuvvet vardır. Biliyorum ki Allah her şeye kadirdir ve Allah her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Allah'ım! Nefsimin şerrinden ve alnından tuttuğun her canlının şerrinden Sana sığınırım. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.

Allāhumma anta rabbī, lā ilāha illā anta, ʿalayka tawakkaltu, wa anta rabbu-l-ʿarshi-l-ʿaẓīmi, mā shāʾa-llāhu kāna, wa mā lam yashaʾ lam yakun, lā ḥawla wa lā quwwata illā bi-llāhi-l-ʿaliyyi-l-ʿaẓīmi, aʿlamu anna-llāha ʿalā kulli shayʾin qadīrun, wa anna-llāha qad aḥāṭa bi-kulli shayʾin ʿilman, Allāhumma innī aʿūdhu bika min sharri nafsī, wa min sharri kulli dābbatin anta ākhidhun bi-nāṣiyatihā, inna rabbī ʿalā ṣirāṭin mustaqīmin

80

Fitnelerden Sığınma ve Kalbin Temizlenmesi İçin Dua

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ النَّارِ، وَفِتْنَةِ الْقَبْرِ، وَعَذَابِ الْقَبْرِ، وَشَرِّ فِتْنَةِ الْغِنَى، وَشَرِّ فِتْنَةِ الْفَقْرِ. اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الدَّجَّالِ. اللَّهُمَّ اغْسِلْ قَلْبِي بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ، وَنَقِّ قَلْبِي مِنَ الْخَطَايَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الْأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ، وَبَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ

Allah’ım! Ateşin fitnesinden, kabrin fitnesinden, kabir azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden ve fakirlik fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Allah’ım! Deccâl fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Allah’ım! Kalbimi kar ve dolu suyuyla yıka, kalbimi beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi günahlardan temizle, benimle günahlarım arasını, doğu ile batı arasını uzaklaştırdığın gibi uzaklaştır. Allah’ım! Tembellikten, günahtan ve borçtan sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min fitnati-n-nāri, wa fitnati-l-qabri, wa ʿadhābi-l-qabri, wa sharri fitnati-l-ghinā, wa sharri fitnati-l-faqri. Allāhumma innī aʿūdhu bika min sharri fitnati-d-dajjāli. Allāhumma-ghsil qalbī bi-māʾi-th-thalji wa-l-baradi, wa naqqi qalbī mina-l-khaṭāyā kamā yunaqqā-th-thawbu-l-abyaḍu mina-d-danasi, wa bāʿid baynī wa bayna khaṭāyāya kamā bāʿadta bayna-l-mashriqi wa-l-maghribi, Allāhumma innī aʿūdhu bika mina-l-kasali wa-l-maʾthami wa-l-maghrami.

81

Allah’ın Eksiksiz Kelimelerine Sığınma Sabah Duası

اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ أَمْسَيْنَا، وَبِكَ حَيَاتُنَا وَمَوْتُنَا، وَإِلَيْكَ النُّشُورُ، أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ السَّامَّةِ وْالْهَامَّةِ، وَأَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ شَرِّ عِقَابِهِ، وَشَرِّ عِبَادِهِ

Allah’ım! Seninle sabaha erdik, seninle akşama erdik, seninle yaşar ve seninle ölürüz, diriliş Sanadır. Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım: zehirli ve zararlı her canlının şerrinden; Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım: azabının şerrinden ve kullarının şerrinden.

Allāhumma bika aṣbaḥnā, wa bika amsaynā, wa bika ḥayātunā wa mawtunā, wa ilayka-n-nushūr. Aʿūdhu bi-kalimāti-llāhi-t-tāmmāti min sharri-s-sāmmati wa-l-hāmmah, wa aʿūdhu bi-kalimāti-llāhi-t-tāmmati min sharri ʿiqābihi, wa sharri ʿibādih.

82

Çökme, Gam, Hıyanet ve Açlıktan Sığınma Duası

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ مَوْتِ الْهَدْمِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ مَوْتِ الْغَمِّ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ سُوءِ الْأَمْنِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْخِيَانَةَ؛ فَإِنَّهَا بِئْسَتِ الْبِطَانَةُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُوعِ فَإِنَّهُ بِئْسَ الضَّجِيعُ

Allah’ım! Çöküntü altında kalarak ölmekten sana sığınırım; gamdan ölmekten sana sığınırım; emniyetin kötülüğünden sana sığınırım; hıyanetten de sana sığınırım, çünkü o ne kötü sırdaştır; açlıktan da sana sığınırım, çünkü o ne kötü yatak arkadaşıdır.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min mawti-l-hadmi, wa aʿūdhu bika min mawti-l-ghammi, wa aʿūdhu bika min sūʾi-l-amni, wa aʿūdhu bika mina-l-khiyānata; fa-innahā biʾsati-l-biṭānatu, wa aʿūdhu bika mina-l-jūʿi fa-innahu biʾsa-ḍ-ḍajīʿu.

83

Akşam Şeytandan ve Zarardan Korunma

أَمْسَيْنَا وَأَمْسَى الْمُلْكُ لِلَّهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، كُلُّهُ لِلَّهِ، أَعُوذُ بِاللَّهِ الَّذِي يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَذَرَأَ، وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشِرْكِهِ

Akşamladık, mülk de Allah için akşamladı. Hamd Allah’a mahsustur, hepsi Allah’ındır. Göğü, kendi izni olmadıkça yere düşmekten alıkoyan Allah’a, yarattığı ve var ettiği şeylerin şerrinden, şeytanın ve onun şirkinin şerrinden sığınırım.

Amsaynā wa amsā-l-mulku lillāhi, wa-l-ḥamdu lillāhi, kulluhu lillāhi, aʿūdhu bi-llāhi-lladhī yumsiku-s-samāʾa an taqaʿa ʿalā-l-arḍi illā bi-idhnihi min sharri mā khalaqa wa dharaʾa, wa min sharri-sh-shayṭāni wa shirkihi.

84

Sağırlık, Günah, Borç, Açlık ve Hıyanetten Sığınma

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الصَّمَمِ وَالْبَكَمِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُوعِ فَإِنَّهُ بِئْسَ الضَّجِيعُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْخِيَانَةِ فَإِنَّهَا بِئْسَتِ الْبِطَانَةُ

Allah’ım! Sağırlıktan ve dilsizlikten sana sığınırım; günahtan ve borçtan sana sığınırım; açlıktan sana sığınırım, çünkü o ne kötü yatak arkadaşıdır; hıyanetten sana sığınırım, çünkü o ne kötü sırdaştır.

Allāhumma innī aʿūdhu bika mina-ṣ-ṣamami wa-l-bakami, wa aʿūdhu bika mina-l-maʾthami wa-l-maghrami, wa aʿūdhu bika mina-l-jūʿi fa-innahu biʾsa-ḍ-ḍajīʿu, wa aʿūdhu bika mina-l-khiyānati fa-innahā biʾsati-l-biṭānatu.

85

Sekîne ve Sebat İçin Dua

اللَّهُمَّ لَوْلَا أَنْتَ مَا اهْتَدَيْنَا … وَلَا تَصَدَّقْنَا وَلَا صَلَّيْنَا فَأَنْزِلَنْ سَكِينَةً عَلَيْنَا … وَثَبِّتِ الْأَقْدَامَ إِنْ لَاقَيْنَا إِنَّ الْأُلَى قَدْ بَغَوْا عَلَيْنَا … وَإِنْ أَرَادُوا فِتْنَةً أَبَيْنَا

Allah'ım! Sen olmasaydın biz hidayet bulamazdık, sadaka vermezdik, namaz kılmazdık. Üzerimize sekîne indir, onlarla karşılaştığımızda ayaklarımızı sabit kıl. Doğrusu bize karşı haksızlık edenler fitne çıkarmak isterlerse, biz kabul etmeyiz.

Allāhumma law lā anta mā-htadaynā, wa lā taṣaddaqnā wa lā ṣallaynā, fa-anzilan sakīnatan ʿalaynā, wa thabbiti-l-aqdāma in lāqaynā, inna-l-ulā qad baghaw ʿalaynā, wa in arādū fitnatan abaynā.

86

Hidayeti İtiraf ve Sekîne İçin Dua

لَوْلَا أَنْتَ مَا اهْتَدَيْنَا نَحْنُ، وَلَا تَصَدَّقْنَا وَلَا صَلَّيْنَا، فَأَنْزِلَنْ سَكِينَةً عَلَيْنَا، إِنَّ الْأُلَى وَرُبَّمَا قَالَ: الْمَلَا قَدْ بَغَوْا عَلَيْنَا، إِذَا أَرَادُوا فِتْنَةً أَبَيْنَا أَبَيْنَا

Sen olmasaydın biz hidayet bulamazdık, sadaka vermez, namaz da kılmazdık. Üzerimize sekînet indir. Şüphesiz şunlar, bazen de ‘ileri gelenler’ dedi, bize karşı haddi aştılar. Fitne çıkarmak istedikleri zaman biz karşı çıkarız, karşı çıkarız.

Lawlā anta mā-htadaynā naḥnu, wa lā taṣaddaqnā wa lā ṣallaynā, fa-anzilan sakīnatan ʿalaynā, inna-l-ulā wa rubbamā qāla: al-malā qad baghaw ʿalaynā, idhā arādū fitnatan abaynā abaynā.

87

Düşman, Borç, Deccal ve Kabir Azabından Sığınma Duası

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الْعَدُوِّ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ بوارِ الْأَيِّمِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدَّجَّالِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ

Allah'ım, düşmanın üstün gelmesinden sana sığınırım; borcun ağırlığından sana sığınırım; kocasız kadının helâkinden sana sığınırım; Deccal'in fitnesinden sana sığınırım; kabir azabından sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min ghalabati-l-ʿaduwwi, wa-aʿūdhu bika min ghalabati-d-dayni, wa-aʿūdhu bika min bawāri-l-ayyimi, wa-aʿūdhu bika min fitnati-d-dajjāli, wa-aʿūdhu bika min ʿadhābi-l-qabri.

88

Allah'ın Kerim Yüzüne Sığınma: Nimetin Yok Olmasından

أَعُوذُ بِوَجْهِ اللَّهِ الْكَرِيمِ الَّذِي أَشْرَقَتْ لَهُ الْأَرْضُ وَأَضَاءَتْ لَهُ الظُّلُمَاتُ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِهِ وَفَجْأَةِ نِقْمَتِهِ، وَمِنْ دَرْكِ الشَّقَاءِ، وَمِنْ شَرِّ كِتَابٍ قَدْ سَبَقَ

Kendisiyle yeryüzünün aydınlandığı ve karanlıkların ışıdığı Allah'ın kerim yüzüne sığınırım; nimetinin yok olmasından ve azabının ansızın gelmesinden, şekavete yakalanmaktan ve daha önce geçmiş olan bir kitabın şerrinden.

Aʿūdhu bi-wajhi-llāhi-l-karīmi-lladhī ashraqat lahu-l-arḍu wa-aḍāʾat lahu-ẓ-ẓulumātu min zawāli niʿmatihi wa-fajʾati niqmatihi, wa-min darki-sh-shaqāʾi, wa-min sharri kitābin qad sabaqa.

89

Cehennemden Kurtuluş ve Cennete Giriş Duası

اللَّهُمَّ نجني من النَّار ومغفرة بِاللَّيْلِ وَالنَّهَار والمنزل الصَّالح آمين اللَّهُمَّ إِنِّي أَسأَلك خلاصا من النَّار سالما وأدخلني الْجنَّة آمين

Allah'ım, beni ateşten kurtar; gece ve gündüz mağfiret ve salih bir konak nasip et. Âmin. Allah'ım, senden ateşten sağ salim bir kurtuluş isterim; beni cennete dahil et. Âmin.

Allāhumma najjinī mina-n-nāri wa-maghfiratan bi-l-layli wa-n-nahāri wa-l-manzila-ṣ-ṣāliḥ, āmīn. Allāhumma innī asʾaluka khalāṣan mina-n-nāri sāliman wa-adkhilnī-l-jannata, āmīn.

90

Allah Korkusuyla Gözyaşı Dökmek İçin Dua

اللَّهُمَّ ارْزُقْنِي عَيْنَيْنِ هَطَّالَتَيْنِ تَشْفِيَانِ الْقَلْبَ بِذُرُوفِ الدَّمْعِ مِنْ خَشْيَتِكَ قَبْلَ أَنْ يَكُونَ الدَّمْعُ دَمًا وَالْأَضْرَاسُ جَمْرًا

Allah'ım! Bana, Senden korkarak akıttığı gözyaşlarıyla kalbi şifaya kavuşturan, bol bol yaş döken iki göz nasip et; gözyaşı kana, azı dişleri de kor ateşe dönmeden önce.

Allāhumma-rzuqnī ʿaynayni haṭṭālatayni tashfiyāni-l-qalba bi-dhurūfi-d-damʿi min khashyatika qabla an yakūna-d-damʿu daman wa-l-aḍrāsu jamran

91

Yürüyen Canlıların Şerrinden Sığınma

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَنْ يَمْشِي عَلَى رِجْلَيْهِ، وَمِنْ شَرِّ مَنْ يَمْشِي عَلَى أَرْبَعٍ، وَمِنْ شَرِّ مَنْ يَمْشِي عَلَى بَطْنِهِ

Allah’ım, iki ayağı üzerinde yürüyenin şerrinden, dört ayak üzerinde yürüyenin şerrinden ve karnı üzerinde yürüyenin şerrinden Sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min sharri man yamshī ʿalā rijlayhi, wa min sharri man yamshī ʿalā arbaʿin, wa min sharri man yamshī ʿalā baṭnihi.

92

Kuşlardan Hoşlanılmayan Bir Şey Görünce Okunacak Dua

اللَّهُمَّ لَا يَأْتِي بِالْحَسَنَاتِ إِلَّا أَنْتَ، وَلَا يَدْفَعُ السَّيِّئَاتِ إِلَّا أَنْتَ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ

Allah'ım! Hayırları Senden başkası getirmez, kötülükleri Senden başkası savamaz. Güç ve kuvvet ancak Allah'ladır.

Allāhumma lā yaʾtī bi-l-ḥasanāti illā anta, wa lā yadfaʿu-s-sayyiʾāti illā anta, wa lā ḥawla wa lā quwwata illā bi-llāh.

93

Cehennem ve Kabir Azabından Allah'a Sığınma

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ النَّارِ، وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَمِنْ فِتْنَةِ الصَّدْرِ، وَسُوءِ الْمَحْيَا وَالمَمَاتِ

Allah'ım! Ateşin azabından, kabir azabından, göğüs fitnesinden ve yaşamanın ve ölmenin kötülüğünden Sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿadhābi-n-nāri, wa min ʿadhābi-l-qabri, wa min fitnati-ṣ-ṣadri, wa sūʾi-l-maḥyā wa-l-mamāti.

94

Hasımlara Karşı Zafer Duası

أَنْتَ رَبُّنَا وَرَبُّهُمْ، وَنَحْنُ عَبِيدُكَ وَهُمْ عَبِيدُكَ، وَنَوَاصِينَا وَنَوَاصِيهِمْ بِيَدِكَ، فَاهْزِمْهُمْ وَانْصُرْنَا عَلَيْهِمْ

Sen bizim de Rabbimizsin, onların da Rabbisin; biz de Senin kullarınsın, onlar da Senin kullarındır; bizim perçemlerimiz de onların perçemleri de Senin elindedir; onları yenilgiye uğrat ve bize onlara karşı zafer ver.

Anta rabbunā wa-rabbuhum, wa-naḥnu ʿabīduka wa-hum ʿabīduka, wa-nawāṣīnā wa-nawāṣīhim biyadika, fa-hzimhum wa-nṣurnā ʿalayhim.

95

Kıyamet Gününde Rezil Olmamak İçin Dua

اللَّهُمَّ لَا تُخْزِنِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ الْبَأْسِ، فَإِنَّ مَنْ تُخْزِهِ يَوْمَ الْبَأْسِ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ

Allah'ım! Beni kıyamet günü rezil etme, şiddet gününde de rezil etme; çünkü şiddet gününde Senin rezil ettiğin kimseyi gerçekten rezil etmişsindir.

Allāhumma lā tukhzinī yawma-l-qiyāmati, wa-lā tukhzinī yawma-l-baʾsi, fa-inna man tukhzihi yawma-l-baʾsi fa-qad akhzaytahu.

96

Düşman Karşısında Okunan Dua

إِنَّا نَحْنُ عِبَادُكَ وَهُمْ عِبَادُكَ، وَإِنَّمَا نَوَاصِينَا وَنَوَاصِيهِمْ بِيَدِكَ، وَإِنَّمَا يَغْلِبُهُمْ أَنْتَ

Biz Senin kullarınız, onlar da Senin kullarındır; bizim de onların da alınları yalnızca Senin elindedir ve onlara ancak Sen galip gelirsin.

Innā naḥnu ʿibāduka wa hum ʿibāduka, wa innamā nawāṣīnā wa nawāṣīhim biyadika, wa innamā yaghlibuhum anta.

97

Hasımlara Karşı Zafer Duası

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبُّنَا وَرَبُّهُمْ، وَنَوَاصِينَا وَنَوَاصِيهِمْ بِيَدِكَ، فَاقْتُلْهُمْ لَنَا، وَاهْزِمْهُمْ لَنَا

Allah’ım! Sen bizim de Rabbimizsin, onların da Rabbisin. Bizim perçemlerimiz de onların perçemleri de Senin elindedir. Onları bizim için öldür ve onları bizim için bozguna uğrat.

Allāhumma anta rabbunā wa rabbuhum, wa nawāṣīnā wa nawāṣīhim bi-yadika, fa-qtulhum lanā, wa-hzimhum lanā.

98

Yalnızlık Korkusunu Gideren Dua

سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ، رَبِّ الْمَلَائِكَةِ وَالرُّوحِ، جَلَّلْتَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْعِزَّةِ وَالْجَبَرُوتِ

Melik ve Kuddûs olanı tenzih ederim; melekler ile Rûh’un Rabbidir. Sen gökleri ve yeri izzet ve ceberûtla kuşattın.

Subḥāna-l-maliki-l-quddūsi, rabbi-l-malāʾikati wa-r-rūḥi, jallalta-s-samāwāti wa-l-arḍa bi-l-ʿizzati wa-l-jabarūti.

99

Düşmanla Karşılaşıldığında Okunan Dua

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبُّنَا وَرَبُّهُمْ وَنَوَاصِينَا وَنَوَاصِيهِمْ بِيَدِكَ، وَإِنَّمَا تَقْتُلْهُمْ أَنْتَ

Allahım! Sen bizim de Rabbimizsin, onların da Rabbisin. Perçemlerimiz de onların perçemleri de Senin elindedir. Onları ancak Sen öldürürsün.

Allāhumma anta rabbunā wa rabbuhum, wa nawāṣīnā wa nawāṣīhim bi-yadika, wa innamā taqtulhum anta.

100

Düşmanla Karşılaşıldığında Okunan Dua

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبُّنَا وَرَبُّهُمْ، وَقُلُوبُنَا وَقُلُوبُهُمْ بِيَدِكَ، وَإِنَّمَا تَغْلِبُهُمْ أَنْتَ

Allah'ım, sen bizim de Rabbimizsin, onların da Rabbisin; bizim kalplerimiz de onların kalpleri de senin elindedir; onlara ancak sen galip gelirsin.

Allāhumma anta rabbunā wa rabbuhum, wa qulūbunā wa qulūbuhum biyadika, wa innamā taghlibuhum anta.

101

Kötü Rüyadan Allah’a Sığınma Duası

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ، وَسَيِّئَاتِ الْأَحْلَامِ

Allahım, şeytanın işinden ve kötü rüyalardan sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿamali-sh-shayṭāni, wa sayyiʾāti-l-aḥlāmi

102

Savaşta Allah’tan Yardım Dileme Duası

رَبِّي بك أقَاتل وَبِك أصاول وَلَا حول وَلَا قُوَّة إِلَّا بك

Rabbim, Senin yardımınla savaşırım ve Senin yardımınla saldırırım; güç ve kuvvet ancak Seninledir.

Rabbī bika uqātil wa bika uṣāwil wa lā ḥawla wa lā quwwata illā bika

103

Düşmanla Karşılaşınca Okunan Dua

يَا مَالِكَ يَوْمِ الدِّينِ، إِيَّاكَ أَعْبُدُ وَإِيَّاكَ أَسْتَعِينُ

Ey din gününün Sahibi, yalnız sana kulluk ederim ve yalnız senden yardım dilerim.

Yā Mālika yawmi-d-dīni, iyyāka ʾaʿbudu wa iyyāka ʾastaʿīnu

104

Düşmanla Karşılaşınca Okunan Dua

يَا مَالِكَ يَوْمِ الدِّينِ، ﴿إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ﴾

Ey din gününün Sahibi, yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.

Yā Mālika yawmi-d-dīni, iyyāka naʿbudu wa iyyāka nastaʿīnu

105

Özel ve Genel Olandan Allah’a Sığınma

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَوَامِدِ وَالْعَامَّةِ

Allah’ım! Özellikle birine kasten yöneltilen şeyden ve genel olan şeyden sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika mina-l-ʿawāmidi wa-l-ʿāmmati

106

Kişiyi Çaresiz Bırakan Yoksulluktan Sığınma

"اللَّهُمَّ (٣) إنِّي أعُوْذُ بِكَ من فقر مُرِبٍّ أو مُلِبٍّ".

Allahım! Kişiyi yere bağlayan ya da yerinden kıpırdatmayan bir yoksulluktan Sana sığınırım.

Allāhumma innī aʿūdhu bika min faqrin muribbin aw mulibbin.

107

Ateşten Allah'a Sığınma

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ النَّارِ، وَوَيْلٌ لِأَهْلِ النَّارِ

Ateşten Allah'a sığınırım, ateş ehline de yazıklar olsun.

Aʿūdhu bi-llāhi mina-n-nāri, wa waylun li-ahli-n-nāri.

108

Düşmana Karşı Allah'tan Yeterlilik Dileme

اللَّهُمَّ اكْفِنَاهُمْ، وَاكْفُفْ عَنَّا بَأْسَهُمْ

Allahım! Onlara karşı bize yeter ol ve onların şiddetini bizden uzak tut.

Allāhumma-kfināhum wa-kfuf ʿannā baʾsahum

109

Kıyamet Günü Mağfiret Duası

اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Allahım, kıyamet günü beni bağışla.

Allāhumma-ghfir lī yawma-l-qiyāmati

110

Fitnelerin Kötülüğünden Allah’a Sığınma

نَعُوذُ بِاللهِ مِنْ سُوءِ الْفِتَنِ

Fitnelerin kötülüğünden Allah’a sığınırız.

Naʿūdhu bi-llāhi min sūʾi-l-fitani

111

Fitnelerin Kötülüğünden Allah’a Sığınma

أَعُوذُ بِاللهِ مِنْ سُوءِ الْفِتَنِ

Fitnelerin kötülüğünden Allah’a sığınırım.

Aʿūdhu bi-llāhi min sūʾi-l-fitani

112

Resullerin Sırat Üzerindeki Duası

اللَّهُمَّ سَلِّمْ سَلِّمْ

Allah'ım, selamete çıkar, selamete çıkar.

Allāhumma sallim sallim

113

Düşman Geceleyin Bastırdığında Söylenecek Sözler

حم» لَا يُنْصَرُونَ

Hâ Mîm, onlara yardım edilmeyecek.

ḥā mīm lā yunṣarūn

114

Müminlerin Sırat Üzerindeki Duası

رَبِّ سَلِّمْ سَلِّمْ

Rabbim, selamet ver, selamet ver.

Rabbi sallim sallim

115

Sırat’tan Geçerken Söylenen Söz

سَلِّمْ سَلِّمْ

Selamette kıl, selamette kıl.

Sallim sallim

116

Rahman'a Sığınmak

إِنِّىٓ أَعُوذُ بِٱلرَّحْمَـٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا

Şüphesiz ben senden Rahman'a sığınırım, eğer sen Allah'tan korkan biriysen.

Innī aʿūdhu bi-r-Raḥmāni minka in kunta taqiyyan

117

Taşlanmaktan Rabbe Sığınma

وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

Şüphesiz ben, hem benim Rabbim hem sizin Rabbiniz olana, beni taşlamanızdan sığındım.

wa innī ʿudhtu bi-rabbī wa rabbikum an tarjumūn